GAP BİLEŞENLERİ
GAP Toprak ve Su Kaynakları Geliştirme Programı
GAP ve Tarım
GAP ve Sanayi
GAP ve Altyapı
GAP'ın Sosyal Yönü
GAP, Sağlık
GAP, Çevre ve Kültür
GAP ve Uluslararası İşbirliği
Uluslararası Su Kuruluşları ile İlişkiler
GAP'ın Finansmanı
GAP'ta Ulaşılan Son Nokta
GAP TOPRAK VE SU KAYNAKLARI GELİŞTİRME PROGRAMI
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından uygulanmakta olan ve Fırat ile Dicle Havzası Projeleri olmak üzere iki gruptan oluşan toprak ve su kaynakları geliştirme programı kapsamında 22 baraj, 19 hidroelektrik santral ve 1.7 milyon hektarın sulanmasını sağlayacak sulama kanalları inşası öngörülmektedir. Proje tamamlandığında; yılda 52.9 milyar m3'ten fazla su akıtan Fırat ve Dicle üzerindeki tesislerle Türkiye toplam su potansiyelinin % 29'u kontrol altına alınacaktır. Planlanan toplam sulama alanı; Türkiye'de ekonomik olarak sulanabilir alanın % 20'sine, planlanan elektrik enerji üretimi ise toplam yıllık elektrik enerjisi potansiyelinin % 22'sine eşdeğerdir.
GAP VE TARIM
Güneydoğu Anadolu Projesi’nin özgün yapısına uygun olarak GAP İdaresi, tarım sektörünün sahip olduğu tüm alt sektörlerde faaliyetlerini planlamaktır. Bu alt sektörlerin birbiriyle ve diğer sektörler arasında eşgüdüm ve etkileşimleri dikkate alınarak projeler üretmektedir.
GAP’ın lokomotifi tarımdır. Tarım ana sektörü içindeki en önemli itici gücü sağlayacak, diğer bir değişle GAP’taki değişimi tetikleyecek ve motor gücü sağlayacak olan sulama sektörüdür. Bu sektörde potansiyelleri değerlendiren, mühendislik hizmetlerini yürüten iki genel müdürlük çalışmalarını başarı ile sürdürmektedir. Bunlar DSİ ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlükleridir. DSİ Genel Müdürlüğünün kuruluş amacı ve konusu gereğince büyük su işleri sorumluluğunu ve GAP’ın toprak, su kaynakları projelerinin geliştirilmesi ve inşaa edilmesi ile yerine göre de işletilmesini yüklenmiştir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ise, küçük toprak ve su kaynakları projeleri (500 lt/sn debinin altındaki) ile tarlaiçi geliştirme hizmetlerini bu alt sektörde (sulama) üstlenmiştir.
GAP İdaresi Başkanlığı bu alt sektördeki faaliyetleri iki genel müdürlük ile birlikte ve eşgüdüm içerisinde yürütmüş ve yürütmektedir. Çalışmalar bir sistematik içerisinde ele alınmıştır.
Bölgenin sahip olduğu yerüstü su kaynaklarının yanısıra yer altı su kaynakları ile ilgili çalışmada DSİ ile birlikte ağırlıklı, Ceylanpınar Ovası olmak üzere Harran Ovasında da yer altı su potansiyeli ve kalitesi ile ilgili çalışma yürütülmüştür. "Ceylanpınar Yeraltı Suyu Fizibilite Etüdü" olarak isimlendirilen bu çalışma ile kullanılabilecek yenilenebilir su miktarı ve kalitesi detaylı olarak tesbit edilmiş ve bazı sulama projelerinde tadilatlar yapılmıştır.
Su kaynağını takip eden çalışma sulama kanallarındaki suyun regülasyonu ve bölgenin iklim, toprak, su varlığı ve çiftçi alışkanlıkları dikkate alınarak belirlenecek tarla sulama sistemleri tesbit projeleri olmuştur. "GAP Bölgesi Sulama Kanallarındaki Suyun Regülasyonu ve Su Tasarrufu Sağlayan Sulama Metod ve Teknolojileri" isimli projede yine DSİ ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlükleri ile birlikte çalışılmıştır. Proje iki ana bileşene ayrılarak yürütülmüş ve sonuçları Harran Ovasında uygulanmıştır.
Sulama etkinliği onu destekleyen diğer çalışmaların zamanında ve eşgüdüm altında yürütülmesine bağlıdır. Bu noktadan hareketle DPT döneminde başlayıp GAP İdaresinin kurulmasıyla üstlendiği ve o dönemde ülkemizin en büyük toplulaştırma projesi olma özelliğini taşıyan bir çalışma uygulanmıştır. Ceylanpınar İki Cırcıp ve Şanlıurfa Ovasını kapsayan bu proje ile Ceylanpınar da 22.000 ha ve Şanlıurfa Ovasında 20.000 ha olmak üzere toplam 42.000 ha alanda arazi toplulaştırması yapılmıştır. İdaremiz yine bu çalışma da birçok kurum ile işbirliği yapmış ve sağlanan başarılı koordinasyon ile proje tamamlanmıştır. Projede GAP İdaresi, Tarım Reformu, DSİ, Tapu ve Kadastro ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile birlikte çalışılmıştır. Kurumların özverili çalışmaları ile projeler zamanında tamamlanmıştır. Bu projeyi takiben Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Harran Ovası’nın toplulaştırmasını iki ayrı kısımda (toplam 80.000 ha) tamamlayarak gerek ülkemizin gerekse dünyanın en büyük bir seferde yapılan projesi haline getirmiştir.
İnşa edilen sulama projelerinden beklenen faydanın en kısa sürede çevre ve insan faktörleri ön plana çıkarılarak sağlanabilmesi ancak ve ancak bölgesel koşulların dikkate alındığı bir işletme, bakım ve yönetim modelinin geliştirilerek sulama tesislerinin kullanıcılara devri ile mümkün olabileceği bir çok ülkede ve ülkemizin başka bölgelerindeki örneklerde görülmüştür. Bu amaçla İdaremiz DSİ Genel Müdürlüğü ile birlikte iş tanımının hazırlanmasından itibaren başlayan ortaklığını projenin uygulamaya geçmesinde de sürdürmüştür. "GAP Bölgesi Sulama Sistemleri İşletme, Bakım ve Yönetimi Projesi" yada kısaca GAP-İBY olarak isimlendirilen proje uygulamaya konmuştur. Uluslararası bir proje olarak başlayan ve I. kısmı tamamlanan projenin II. aşaması bu proje için oluşturulan özel bir ekip tarafından yürütülmeye devam etmektedir.
Tarla içi geliştirme hizmetleri için ise İdaremiz Dünya Bankasına hazırladığı ön proje ile hibe almış ve Harran Ovası özelinde "Tarla içi ve Köy Gelişim Projesi"ni Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Köy Hizmetleri ve DSİ Genel Müdürlükleri’nin katkılarıyla tamamlayarak uygulama projesi haline getirmiştir.
Su kaynakları ve sulamalar ile ilgili çalışmalarımız entegre proje yönetimi ilkeleri doğrultusunda diğer alt sektörlerdeki faaliyetleri de planlamak, zamanında tamamlamak, eş zamanlı tedbirleri almak şeklinde devam etmiştir.
Çalışmalarımıza yön veren en önemli sorulardan birisi "Bu kadar büyük yatırımlar, çabalar ile gerçekleşen büyük toprak ve su kaynakları geliştirme proje alanlarında ne üretmeliyiz ki en fazla faydayı sağlamalıyız?" idi. Bu sorunun cevabı için iki büyük projeye başlanmıştır. Bunların birincisi araştırma geliştirme, ikincisi ise ürün deseni ve Pazar araştırmalarıdır.
Bölgemizin agro-ekolojik koşullarına uygun bitki çeşitlerinin tespit edilmesi amacıyla adaptasyon çalışmalarına başlanmıştır. DPT döneminde Çukurova Üniversitesi ile başlanan araştırma çalışmaları, GAP İdaresinin kurulmasıyla devir alınarak aynı üniversite ile çalışmalara devam edilmiştir. Adaptasyon çalışmalarını yetiştirme teknikleri ve ürün nöbeti çalışmaları izlemiştir. Bu çalışmalara Harran ve Dicle Üniversiteleri de katılarak kapsam genişletilerek "Tarımsal Araştırmalar Projesi" (A, B) adı altında yürütülmeye devam edilmiştir.
Yaklaşık 2 milyon hektar alanda gerçekleşecek olan sulama sahasında ne üretileceği çalışmasının çıkış noktası pazar şartlarıdır. İdaremiz ürün deseni planlama çalışmasına GAP Bölgesi, Ülkemiz, Ortadoğu, Ortaasya ve Avrupa olmak üzere potansiyel pazarımız olan bölgelerdeki talepleri inceleyerek ve bunların proje alanımızdaki agro-ekolojik koşullarda yetişme şartları dikkate alarak optimizasyona gitmiştir. Bu çalışmalar İdaremizin yürüttüğü bir çok projede ve özellikle "Bitki Deseni ve Pazarlama" çalışmasında yoğunluklu olarak yapılmıştır.
Kuru tarımdan sulu tarıma geçişte çiftçimizin ihtiyaç duyacağı kredi miktarlarının dönemsel tespitlerinin yapılması amacıyla "GAP Bölgesi Kredi İhtiyaçları" çalışması tamamlanmıştır.
Tarımsal sistemdeki değişimin en fazla görüleceği diğer alt sektör tarımsal mekanizasyondur. Kaldı ki bu sektörde yapılacak bir yatırım öncelikli pahalı ve alınan makinanın uzun yıllar kullanımı gerektirmektedir. Bu noktadan hareketle değişimin sonucunda gerekecek tarımsal alet ve makina sayısını (A, B) türünü tüm büyük sulama projeleri için, bunların bakım ve onarım istasyonları ile ortak kullanım modeli geliştirilmiştir.
Güneydoğu Anadolu Projesi alanında 3.2 milyon ha ekilebilir arazi bulunmaktadır. Bu alanın yaklaşık 1.7 milyon ha'ı DSİ, KHGM ve halk sulamalarıyla sulanabilecek iken 1.2 milyon ha alan teknik olarak sulanması mümkün olmayan kuru bitkisel üretim alanı olarak kalacaktır. Bu Bölge' de yaşayan insanların yaşam standardını yükseltmek ve sulu tarım ile kuru tarım arasında oluşacak muhtemel gelir dengesizliğini mümkün olduğunca giderebilmek amacıyla, bu alanların sahip oldukları özellikleri, yaşayan insanların alışkanlıkları ile pazar şartları dikkate alınarak bir çok gelir getirici aktiviteler ve projeler ilgili Valilikler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın İl Müdürlükleri ile birlikte uygulanmaktadır. Bu çalışmalar uygulanabilir yaygınlaştırılabilir teknolojilerin ve yetiştirme tekniklerinin Bölge’de denenmesi, model geliştirilmesi esasına dayalı olarak yürütülmektedir.
Sulama alanları dışında kalan sahalarda en önemli geçim kaynağı olarak ön plana çıkan tarımsal alt sektör hayvancılıktır. Gerek bu bölgede yaşayan insanların kültüründe olması gerekse Bölge’nin sahip olduğu potansiyeller dikkate alındığında hayvancılığın geliştirilerek eski parlak günlerine dönmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu konuda İdaremiz yoğun olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve ilgili Valilikler ile sıkı işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bölgenin sosyal yapısı da dikkate alındığında küçükbaş hayvancılığın daha bilimsel ve kontrollu olarak yapılabilmesi için özel bir hayvancılık modeli geliştirilmiştir. "GAP Halkaları" adı ile anılan modelin yaygınlaşması ile hem bu faaliyet dalıyla iştigal eden vatandaşların yayım ihtiyacı hem de koruyucu veterinerlik hizmetleri ihtiyaçları oldukça iyi bir şekilde karşılanmaktadır.
Hayvancılıkta en önemli sorun olarak görünen yem açığının kapatılabilmesi için İdaremizce çeşitli kurumlar işbirliğinde "Yem Blokları" teknolojisinin bölge şartlarında geliştirilmesi için çaba sarf edilmektedir.
Yapılacak su kaynakları geliştirme projeleri sonucunda GAP Bölgesi önemli miktarda göl ve gölet alanına sahip olacaktır. Bu alanların değerlendirilmesi ve ekonomik açılımlar sağlayabilmesi amacıyla su ürünleri faaliyetleri yine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, DSİ ve Valilikler ile koordinasyon içerisinde yürütülmektedir.
GAP Bölgesi orman kaynağı itibariyle oldukça zayıftır. Bölgede yaklaşık olarak 1.1 milyon ha orman alanı bulunmaktadır. Ayrıca erozyon sorunu bazı illerde oldukça önemli boyutlara ulaşmıştır. Bu itibarla İdaremiz, Orman Bakanlığı, Valilikler ve TEMA gibi STK ile işbirliği içerisinde Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrol çalışmalarını yürütmektedir.
Tarım, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında oldukça önemli bir ağırlığa sahiptir. Proje alanında sadece sulama olmayıp diğer tarımsal aktivitelerde aynı öneme sahiptir. Bölgenin kalkınmasında vazgeçilmez olan tarımda istenen seviyeye gelinmesi ancak ve ancak bölge şartlarına uygun model ve projelerin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Bu amaç doğrultusunda GAP İdaresi bu sektörde çalışan tüm kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üretici organizasyonları (kooperatifler, birlikler, dernekler, vb.) ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.
GAP VE SANAYİ
GAP Master Planı Bölgenin "Tarıma Dayalı İhracat Merkezi" olmasını öngörmektedir. Bu doğrultuda sınai gelişmenin sağlanması için gerçekleştirilecek yatırımlarla, ortaya çıkacak potansiyelin, sanayi ve hizmet sektöründe etkin bir şekilde değerlendirilmesi ve özel sektör yatırımlarının yanısıra GAP kapsamında özel sektörün katkısının sağlanmasına yönelik projeler uygulamaktadır. Nitekim, GAP İdaresi'nce 1992 yılında yürütülen "GAP Bölgesel Ulaşım ve Altyapı Geliştirme Çalışması" ile Bölgedeki ekonomik gelişmenin muhtemel coğrafi dağılımı belirlenmiş, Bölgede hızlı gelişmesi beklenen 9 yörenin çevre düzeni planları yapılmış ve bunlarda GAP'ın yaratacağı sanayiler için yer ayrılmıştır. GAP ile yaratılan iş ve yatırım ortamına katılacak bölge içi ve dışı yatırımcılarla bilgi ve danışmanlık hizmeti veren "GAP Girişimci Destekleme Yönlendirme Merkezleri" (GAP-GİDEM) 4 il merkezinde açılmış olup, faaliyetlerini sürdürmektedir.
GAP Bölgesi’nde Gaziantep’te 1.300 hektar büyüklüğünde 3 adet, Şanlıurfa’da 286 hektar büyüklüğünde 1 adet ve Kilis’te 90 hektar büyüklüğünde 1 adet olmak üzere 6 adet Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) altyapısı tamamlanarak faaliyete geçmiş bulunmaktadır. GAP Bölgesi’nde tamamlanan OSB’lerin Türkiye toplamı içindeki payı, alan büyüklüğü bakımından % 15,3’dür. Mevcut OSB’lerde 544 fabrika üretime geçmiş ve 43.500 kişiye iş imkanı sağlamıştır.
GAP Bölgesi’nde 18 adet Küçük Sanayi Sitesi (KSS) tamamlanmıştır. Bunlardan 6'sı Diyarbakır, 6'sı Gaziantep, 3'ü Şanlıurfa, 1'i Batman, 1'i Siirt ve 1'i Mardin’dedir. GAP Bölgesi KSS’lerinin Türkiye toplamı içindeki payı % 7’dir. Bu sitelerde mevcut 5.514 işyerinde yaklaşık 33.000 kişi çalışmaktadır.
GAP VE ALTYAPI
GAP'IN SOSYAL YÖNÜ
Sürdürülebilir insani kalkınma ilkeleri doğrultusunda uygulanmakta olan GAP'ın sonrasında da insan kaynaklarının geliştirilmesi, kalkınmada eşitlik ve adilliğin sağlanması ve Bölgede katılımcı demokratik bir kültür ve toplumun geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, İdare tarafından araştırma, planlama ve uygulama süreçlerinden geçmek üzere bir dizi sosyal proje yürütülmüş ve yürütülmektedir. İlk aşamada 1992-1994 yılları arasında Bölgenin sosyo-ekonomik yapısını anlamaya ve belirli toplumsal grupların (kadın, genç, çocuk, sokakta çalışan çocuk, kent yoksulları, göçerler, topraksız, az topraklılar, barajlardan etkilenen nüfus vb.) sorun, ihtiyaç ve beklentilerini belirlemeye yönelik bir dizi sosyal araştırma sivil toplum kuruluşları tarafından yaptırılmıştır.
Bu araştırmaların tamamlanmasını takiben, 1994 yılından GAP'ta sosyal ve insani gelişme uygulamalarına çerçeve oluşturmak üzere GAP Sosyal Eylem Planı hazırlanmıştır. GAP Sosyal Eylem Planı'nın belirlediği ilkeler ve koyduğu çerçeve ışığında bir dizi sosyal proje geliştirilmiş ve uygulamaya konmuştur.
Bölge nüfusunun yarısını oluşturan kadınların statüsünün yükseltilmesi, kadınlara ilişkin sosyo-ekonomik gelişme göstergelerinin iyileştirilmesi amacına yönelik olarak çeşitli alanlarda eğitim, gelir getirici faaliyetlerin uygulandığı, kısmi zamanlı poliklinik hizmetlerinin verildiği, sosyo-kültürel etkinliklerin düzenlendiği Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) kurulmaya başlanmıştır.
Katılımcı yeniden yerleşim uygulamaları kapsamında, baraj inşaatları nedeni ile yerleşim yerlerini ve geçim kaynaklarını yitiren nüfus gruplarının yeniden yerleşimlerini temin etmek ve bu nüfusun yeni yaşamlarına sosyal ve ekonomik uyumlarını kolaylaştırmak amacıyla "Birecik Barajından Etkilenen Nüfusun Yeniden Yerleşimi İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar için Planlama ve Uygulama Projesi" 1997 yılında hayata geçirilmiştir. Proje 2000 yılı sonunda tamamlanmış olup, ilgili kuruluşların uygulamalarına yol göstermek amacı ile alanın 1/25.000 ölçekli Alt-Bölge Gelişme Planı hazırlanmış ve yöreye ilişkin yatırımlar bu plana göre yürütülmektedir.
Sosyal Eylem Planı ışığında, gençler arasında iletişimi artırmak, inisiyatif geliştirmek ve örgütlü davranmalarını teşvik etmek yolu ile toplum kalkınmasının aktif üyeleri haline getirmek amacıyla 1999 yılında Mardin'de Gençten Gence Sosyal Gelişim Projesi başlatılmıştır. Bir yıl devam eden projenin taraflar üzerinde etkisini ölçmek amacıyla "The Role of Youth Initiatives in Development Process in Less Developed Areas. The Case of Mardin, Turkey" çalışması yapılmıştır. Bu projeden elde edilen deneyimler ışığında, UNDP ile işbirliği içinde yürütülen "GAP'ta Sürdürülebilir Kalkınma Programları" çerçevesinde İsviçre Hükümeti'nden sağlanan fonlarla tüm bölgeyi kapsayacak Gençlik için Sosyal Gelişim Projesi tanımlanmış ve 2001 yılı içinde uygulamaya geçirilmiştir. Habitat ve Yerel Gündem 21 Gençlik Derneği liderliğinde uygulanan proje, GAP illerinde gençlik merkezlerinin açılmasını, gençler arasında iletişim ağlarının oluşturulmasını, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin örgütlenmesini ve gençlere yönelik çeşitli alanlarda mesleki beceri kazandırma programlarının geliştirilmesini ve uygulanmasını içermektedir.
Dezavantajlı gruplardan biri olan sokakta çalışan çocuklara yönelik Diyarbakır Kentinde Sokakta Çalışan Çocukların Rehabilitasyonu Projesi" Diyarbakır kentinde başlatılmıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO), Diyarbakır Valiliği ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) işbirliği ile uygulamaya geçirilmiştir.
Bu model benzer bir şekilde aynı sorunun yaşandığı Adıyaman İli'nde "Adıyaman Kentinde Sokakta Çalışan Çocukların Rehabilitasyonu Projesi" olarak, Haziran 2002 içinde uygulamaya başlanmıştır.
Kent yoksullarına yönelik olarak UNDP ile işbirliği halinde yürütülen "GAP'ta Sürdürülebilir Kalkınma Programları" çerçevesinde Kentsel Enformal Sektörde İstihdamın ve İşgücü Kapasitesinin Artırılması Projesi" Diyarbakır İli'nde Temmuz 2000 içinde başlatılmıştır. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu işbirliği ile uygulanmakta olan bu proje ile, esnaf ve sanatkar olarak da tanımlanabilecek mikro ve küçük işletme kollarından gelişme potansiyeli olanların belirlenmesi amaçlanmaktadır.
GAP Bölgesi'nde başta sulu tarıma geçiş olmak üzere GAP'ın etkileri ile oluşabilecek ekolojik ve çevresel değişmelerin halk sağlığı üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri belirlemek ve bu olumsuzlukları gidermeye yönelik önlemlerin tanımlandığı bir eylem planı geliştirmek amacı ile Nisan 2001 içinde GAP Bölgesi Halk Sağlığı Projesi başlatılmıştır.
Proje bölgesi ile Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleri arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmayı ve dengeli bir gelişmeye katkıda bulunmayı amaçlayan GAP'ın başarısı, büyük ölçüde uygulandığı alandaki toplumun iyi tanınması ve halkın projeye katılım ve desteğine bağlıdır. Bu nedenle sosyal araştırmalar ve bunlara dayalı uygulamalar GAP'ın en önemli bileşeni durumundadır. Nitekim yapılan "Toplumsal Değişim Eğilimleri", "Nüfus Hareketleri", "Kadının Statüsü ve Kalkınma Sürecine Entegrasyonu", "Baraj Göl Aynasında Kalacak Yerleşimlerin İstihdam ve Yeniden Yerleşme Sorunları" gibi araştırmaları takiben, uygulama sürecine halkın katılımını sağlayarak, sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek üzere GAP Sosyal Eylem Planı devreye girmiştir.
GAP kapsamındaki kamu yatırımları ile hedeflenen, insanı merkez alan sürdürülebilir insani gelişmenin sağlanmasıdır. Bu ilke, Proje bölgesi halkı için tercih ve potansiyellerini eksiksiz, eşit ve adil bir biçimde hayata geçirme olanakları yaratmasına ilişkin uygulamaları ifade etmektedir. Plan tarafından belirlenen politika ve hedefler doğrultusunda GAP İdaresi, 1995 yılından itibaren Bölgede kadın nüfusun geliştirilmesine ve eğitimine yönelik Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM) oluşturmaktadır. Bu merkezlerin yaygınlaştırılmasında, çeşitli kamu kuruluşlarının yanısıra hükümet dışı kuruluşlar ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapılmaktadır. Şanlıurfa Valiliği, İş ve İşçi Bulma Kurumu işbirliğince GAP İdaresi koordinasyonunda ilk olarak Şanlıurfa Yakubiye Mahallesi ve Sağlık Köyü'nden başlatılan ve daha sonra diğer bölge illerinde de açılan ÇATOM'ların sayısı 2001 yılı sonu itibariyle 23'e ulaşmıştır.
Sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlerle birtakım sosyal hizmetlere ulaşmakta güçlük çeken, kalkınmanın nimetlerinden yeterince yaralanmayan ve toplumsal süreçlere eşit bireyler olarak katılamayan bölge kadınının, statüsünü yükseltmeyi amaçlayan proje kapsamında bugüne kadar yaklaşık toplam 15.000 kadına ulaşılmıştır. Halktan gelen talep üzerine, sayıca artan ÇATOM'lar ve uygulamaları, Projeyi kalıcı bir niteliğe büründürmüştür. Önümüzdeki dönemlerde kurumsallaşarak, gönüllü kuruluşların da desteği ile yarı özerk bir yapı ve kimliğe kavuşmaları hedeflenen ÇATOM uygulamaları GAP Bölge Kalkınma İdaresi'nin öncelikli faaliyetlerinden birini oluşturmaktadır.
Sosyal Eylem Planı doğrultusunda, Bölgede yapımına başlanan Birecik Baraj Gölü'nden etkilenecek yerleşimlerin nüfusunun yeniden yerleştirilmesi çalışmaları da katılımcı anlayışla devam etmektedir. Birecik Barajından Etkilenen Nüfusun Yeniden İskanı Uygulaması Programı, Türkiye'de bu alanda halk katılımı ile yapılan en geniş kapsamlı ilk uygulama olma özelliğini taşımaktadır. Bu çalışma ile Birecik Baraj Göl Aynası'ndan etkilenen yerleşim birimlerinde yaşayan nüfusun, yeniden yerleşimi, yeni yer seçimi, ekonomik uğraş alanlarına yatırımlar ve istihdam yoluyla, yeni durumlarına uyum sağlayabilmeleri, yeniden üretken ve kendi kendilerine yeterli hale gelebilmek üzere organize olmalarının sağlanması amaçlanmıştır. Birecik Barajı'ndan etkilenen yerleşimlerdeki nüfusun yeniden iskanı konusunda çeşitli kamu kuruluşlarınca yapılacak olan çalışmalar konusunda yöre halkı bilgilendirilmiş ve projeye katılımlarının sağlanması amacıyla yerinde bir dizi toplantı yapılmıştır. Köylerde toplantılar düzenlenerek ekonomistlerin araştırmaları sonucunda ortaya çıkan uygun yatırım alanları seçenekleri konusunda kendilerinin de görüşleri alınarak yeni seçenekler oluşturulmuştur. Yöre halkının sosyo-ekonomik ve kültürel yaşam biçimi bu kadar yakından ilgilendiren bir konuya, halkın kendisini ve hükümet dışı kuruluşları da katarak ortak bir yön vermek üzere başlatılan ve yeniden yerleşim planlama çalışmalarına halkın katılımının sağlanması, yapılacak uygulamaların halkın istekleri doğrultusunda ele alınmasını amaçlayan bu çalışma, GAP İdaresi'nin Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile ortaklaşa yürütülmektedir.
Sosyal amaçlı projeler çerçevesinde; Diyarbakır'da Sokakta Çalışan Çocukların Rehabilitasyonu, kırsal alanlarda okul servisi otobüsü hizmetleri ve Mardin'de gençlere yönelik projeler de GAP İdaresi'nce yürütülmektedir.
GAP, SAĞLIK
GAP'ın entegre bir proje olarak faaliyetlerinin şekillendirilmesiyle GAP Bölgesi'ndeki sağlık hizmetleri önemli ölçüde yaygınlaşmakta ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda sektörlerarası işbirliğini de içeren çalışmalar sürdürülmektedir.
Sağlık Bakanlığı, GAP Bölgesi'ndeki sağlık düzeyini ve buna bağlı olarak kişilerin yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla rutin hizmetlerin yanısıra, bir dizi proje yürütmektedir. Bu projeler; İshalli Hastalıkların Kontrolü, Akut Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Kontrolü, Ulusal Sıtma Kontrolü, Anne Sütünün Teşviki / Bebek Dostu Hastaneler, Fenilketonüri Taraması, İyot Yetersizliği Hastalıkları ve Tuzun İyotlanması, Güvenli Annelik ve Bilgi-Eğitim-İletişim, Aile Sağlığı Hizmetlerinin Geliştirilmesi Projeleridir. Bu projelerin programa dönüştürülerek hizmette sürdürülebilirliğin sağlanması için; sektörlerarası işbirliği ve toplum katılımını artıran hizmet modelleriyle çalışmalar yürütülmektedir.
Ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde sağlık alanında kurumsal gelişmeyi de desteklemek amacıyla Dünya Bankası desteği ile Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanmakta olan Birinci ve İkinci Sağlık Projeleri çerçevesinde yeni sağlık evleri ve sağlık ocakları yapılmakta, mevcut ve yeni inşa edilen sağlık kuruluşlarının donanım ve araçları sağlanmakta, sağlık personelinin bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik başlangıç ve hizmet içi eğitim programları uygulanmaktadır.
Yürütülen bu yoğun çalışmalarla GAP Bölgesi’ndeki sağlık hizmetleri önemli ölçüde iyileştirilmiş olmasına karşın, GAP Bölgesi sağlık göstergelerinin ülke ortalamasından farklı olduğu gözlenmektedir.
GAP Bölge Kalkınma İdaresi, GAP kapsamındaki değişim süreçlerinde insanı olumsuz yönde etkilemesi olası tüm konularda sorumluluk hissetmekte ve özellikle insan sağlığına ilişkin konularda işbirliklerine önem ve öncelik vermektedir. Entegre ve sürdürülebilir insani gelişme yaklaşımıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin sağlık alanında yaptığı ilk çalışma 1991 yılında Sağlık Bakanlığı koordinasyonu ile hazırladığı "GAP Sağlık Sektörü Uygulama Planı" olmuştur. Bu çalışmada; GAP Bölgesi’ndeki mevcut sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, GAP çerçevesinde yatırım hedeflerinin tespiti nitelik ve niceliklerinin belirlenmesi, sorun ve darboğazların çözümlenmesi gelecek taleplere cevap verebilecek ve Türkiye için örnek teşkil edebilecek bir uygulama modelinin oluşturulması ilke olarak hedeflenmiştir. Bu çalışmanın sonunda GAP Bölgesi’ndeki sağlık sorunlarının ülkenin genel sorunlarından soyutlanamayacağı vurgulanırken, Sağlık Bakanlığı tarafından sektörlerarası katılımla 1992 yılında yapılan "Birinci Ulusal Sağlık Kongresi" ve 1993 yılında yapılan "İkinci Ulusal Sağlık Kongresi" sonuçlarında GAP Bölgesi’ndeki mevcut ve gelecekteki sağlık sorunlarının çözümü için öneriler ve stratejiler belirlenmiştir.
GAP, sürdürülebilir insani gelişme kavramının literatürüne girdiği 1995 tarihinden itibaren, ağırlıklı bir biçimde çevresel ve insani boyutları da kapsamına almış ve temel hedef olarak da bölge insanının yaşam kalitesinin yükseltilmesini benimsemiştir. Bu yaklaşım ile ekonomik büyümeye yönelik fiziksel yatırımlar da dahil tüm proje ve uygulamalar insani gelişmeye ve insan sağlığına yaptığı katkı açısından değerlendirilmektedir.
Bu yaklaşımla GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından yürütülen ilk sağlık projesi, 1995 yılında Yale (ABD), Hebrew (İsrail), İzmir ve Bölge Üniversitelerinin işbirliği ile Şanlıurfa’da yürütülen Şark Çıbanı projesi olmuştur. Bu çalışma ile hastalık etkeni olan parazitin türü belirlenerek korunma ve tedavisine ilişkin öneriler ilgili kurum ve kişilerle paylaşılmıştır. Sağlık alanında yürütülen ikinci çalışma ise 1998 yılında da Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)-Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile yürütülen "Türkiye’de Sıtma Birimlerinin Ulusal Kapasitesinin Güçlendirilmesi" projesi olmuştur.
GAP kapsamındaki fiziki yatırımlar, hiç kuşkusuz bölgeye önemli bir ekonomik büyüme ve sosyal gelişme sağlayacaktır. Bununla birlikte, baraj göllerinin oluşması, sulama alanlarının genişlemesi, ürün deseni ve tarım pratiklerinin değişmesi, kentleşme ve sanayileşmenin ekolojik sistem ve çevre üzerinde de etkili olması kaçınılmazdır. Bu sürecin insan sağlığına olan olumsuz etkilerini en aza indirgemek amacıyla Sağlık Bakanlığı koordinasyonu ile GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından 2001 - 2002 yıllarında GAP Bölgesi Halk Sağlığı Projesi yürütülmektedir. Katılımcı planlama ve sektörlerarası işbirliğinin gereği olarak projenin geliştirilme aşamasında ilgili sektörler ile yerel yönetici ve eğitimcilerin projeye ilişkin görüş ve önerileri alınmıştır. GAP Bölgesi Halk Sağlığı Projesi, Türkiye Parazitoloji Derneği başkanlığında Dicle, Gaziantep ve Harran Üniversiteleri temsilcilerinden oluşan bir konsorsiyum tarafından yürütülmekte olup, proje sonunda sektörlerarası işbirliğiyle "GAP Bölgesi Halk Sağlığı Eylem Planı" hazırlanacaktır.
Bilindiği gibi GAP Bölgesi'ndeki sağlık hizmetlerinin sunumunda (ülkenin diğer pek çok bölgesinde olduğu gibi) altyapı, yönetim sağlık insangücü vb. konularında sorunlar yaşanmaktadır. Ancak GAP Bölgesi'ndeki en önemli sorun mevcut sağlık hizmetlerinin kullanılmamasıdır. Özellikle dezavantajlı gruplar içinde değerlendirilen kadın ve çocukların sağlık hizmetlerine ulaşma ve kullanma oranını artırmak amacıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi "Sağlık Gönüllüleri" projelerini yürütmektedir. Sağlık Bakanlığı koordinasyonu ile yürütülen çalışmalarda, kadının bölgesel kalkınma sürecine katılımını artırmak amacıyla kurulan ÇATOM katılımcılarının sağlık gönüllüsü olarak yetiştirilmektedirler. "Sağlık Gönüllüsü" olarak yetiştirilen genç kız ve kadınların; kendi sağlıklarını koruma konusunda bilinç kazanmaları, aile bireylerinin sağlıklarının korunması konusunda bilgi ve beceri kazanmaları, toplumsal sağlık sorunlarına karşı duyarlılık kazanmaları ve yörelerindeki mevcut sağlık hizmetlerini kullanmaları amaçlanmaktadır.
GAP, ÇEVRE VE KÜLTÜR
1992 yılında Rio’da yapılan ve gelecek yüzyılın yeni çevre yaklaşımını ortaya koyan, dünya zirvesinde kabul edilen "Gündem 21" ilkeleri, GAP İdaresi tarafından, zaten 1989’dan bu yana temel ilke olarak kabul edilmiş ve tüm projelerinde dikkate alınmıştır.
Güneydoğu Anadolu Projesi’nin etap etap uygulanmasıyla 1.7 milyon hektar tarımsal alanın sulamaya açılması ve yapılacak barajlar ile yeni rezervuar alanlarının yaratılması, Bölgenin toprak ve su rejimlerini önemli ölçüde değiştirecektir. Aynı zamanda nüfus hareketleri, hızlı şehirleşme ve sanayileşme kır ve kent alanlarında yeni dönüşümler yaratacaktır. Sulamanın getireceği avantajlar yanında, fazla ve hatalı sulamanın yol açabileceği problemler, Bölgedeki iklim değişikliklerinin tarımsal üretime ve bitki örtüsüne yaratacağı etkiler, flora ve faunanın değişikliklerden etkilenmesi, erozyon, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin kontrolsüz gelişmeden etkilenmesi ve benzeri sorunlar, GAP’ın, çevre ve kültür değerleri yönünden etraflı bir şekilde ele alınması gereğini ortaya koymaktadır.
Gerek ülke düzeyinde, gerekse bölge düzeyinde sosyal ve ekonomik sektörlerde önemli değişimler yaratacak olan Projenin, kaçınılmaz olarak çevre ve kültür varlıkları üzerinde de etkileri olacaktır. Bu etkilerin olumlu ve olumsuz yönlerini dikkate almak, olumlu gelişmelerden yararlanmak; olumsuz gelişmelere karşı şimdiden tedbir almak ve hazırlıklı olmak GAP bölge kalkınma felsefesinin diğer önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Tarih öncesi çağlardan başlamak üzere günümüze kadar ulaşmış birçok uygarlığa ve çok tanrılı dinler ile üç büyük dine ait kültür varlıklarına ev sahipliği yapan Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özellikle Mardin, Şanlıurfa, Şırnak ve Siirt illeri ile bir dinler mozaiği oluşturmaktadır. Şanlıurfa'nın putperestlikle savaşan İbrahim Peygamberin doğduğu yer olarak bilinmesi, dağlarında Musa Peygamberin çobanlık yapması ve kentin İsa Peygamber tarafından kutsanarak, batıda da "Kutsal Şehir" olarak anılması bu mozaiğin renklerini oluşturmaktadır. Ayrıca, Süryani kültürünün geliştiği yer olan ve bu kültürün günümüze kadar gelen zengin örneklerini barındıran Mardin, bir efsaneye göre Nuh Peygamberin gemisinin karaya oturduğu yer olan Şırnak ile İslam bilim, kültür ve eğitim merkezi olan Siirt, Güneydoğu Anadolu mozaiğinin diğer renklerini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, kültür varlıklarının restorasyon ve kurtarma çalışmalarının yapılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması ile çevre düzenlemesi, altyapı, konaklama ihtiyaçlarının giderilerek tanıtımının yapılması GAP kapsamında yürütülen en önemli çalışmalar arasındadır. Kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesine yönelik bu çalışmaların en önemlileri; Birecik, Halfeti, Suruç ilçelerinin Taşınmaz Kültür Varlıklarının Belgelenmesi, Hasankeyf Tarihi ve Arkeolojik Sit Alanı Araştırma, Kazı ve Kurtarma Projesi, Acırlı (Midyat-Mardin) Sit Alanı Çevre Düzenleme Projesi, Mardin Katılımcı Kentsel Rehabilitasyon Projesi, Zeugma Acil Kazı ve Kurtarma Projesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi Arkeolojik Yerleşmelerin Taranması Projesi'dir.
1992 yılında Rio’da yapılan ve gelecek yüzyılın yeni çevre yaklaşımını ortaya koyan, Dünya Zirvesi’nde ilk kez, kalkınma ve çevre arasında denge kurulmasını hedefleyen "sürdürülebilir gelişme" kavramı dile getirilmiş ve tüm katılımcı ülkelerce bir hedef olarak kabul edilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma anlayışının yaşama geçirilmesinin sağlanması amacıyla, anılan Zirve’de varılan küresel anlaşma ve politik taahhütleri yansıtan bir eylem planı hazırlanmıştır. "Gündem 21" olarak tanımlanan bu eylem planında yer alan anlayış, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından da temel ilke olarak benimsenmiştir. Ana teması kaynakların sürdürülebilir kullanımı, yeni kaynakların yaratılması, merkezi yönetim-yerel yönetim ilişkilerinin yerinden yönetim anlayışı doğrultusunda güçlendirilmesi, kamu ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliğinin geliştirilmesi ve halkın etkin katılımının sağlanması gibi öncelikleri yansıtan Gündem 21 ilkeleri, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü tüm projelerde en önemli kriter olarak gözönünde bulundurulmaktadır.
Doğal kaynaklar yönünden ele alındığında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye’nin doğal açıdan en sıra dışı alanlarından birisidir. Bölge, Ortadoğu’ya özgü bozkır ve yarı-çöl canlılarının Türkiye’ye girdikleri sınır kapısı olma özelliğinde olup, Türkiye’nin diğer bölgelerinde bulunmayan canlı türlerini temsil eden iki doğal yaşam ortamını barındırmaktadır:
i) Fırat ve Dicle nehirlerinin boyları, taşkın düzlükleri ve bu nehirlere açılan ana kollar, ii) Bölgenin özellikle güney kesimlerinde bulunan bozkır ve yarı-çöl alanlar.
Bu iki yönlü (sulak alan ve çöl) doğal niteliğinden dolayı, Bölgede yöreye özgü pek çok endemik bitki, hayvan, kuş ve balık türlerini tespit etmek mümkündür. Su kaynaklarının yönetimiyle tarımsal ve ekonomik gelişmeyi ve böylelikle sosyal değişimi hedefleyen Proje; binlerce yıllık susuz bozkırları sulanan tarım alanlarına, akarsu yataklarını da baraj göllerine dönüştürmektedir. Ancak bu dönüşüm, bir yandan bölgedeki tarımsal üretimin artışını sağlarken, diğer yandan da bölgedeki doğal ortamlarda (sucul ve bozkır ortamlar) yaşayan canlıların yaşam alanlarının yok olmasına neden olabilecektir. Tüm bu olumsuz etkenlere karşı önlem alma yönünde bir yaklaşıma sahip olan GAP Bölge Kalkınma İdaresi tarafından bölgedeki biyolojik çeşitliliğin envanterini çıkarmak amacıyla, 2004 yılında sonlanan "Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi" gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, iyileştirme çalışmaları kapsamında 2002 yılından bu yana "Yaban Hayatı Projesi" yürütülmektedir.
Değişik uygarlıkların geriye bıraktığı ve çeşitli dinlere ait kültür varlıkları turizm açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. Son yıllarda GAP Bölgesi’nde turizmin yeniden canlanmasıyla birlikte, bölgenin kültürel değerlerinin ön plana çıkartılması, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın hedefleri arasında yer almaktadır.
GAP VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yenilikçi bir yaklaşım olarak sürdürülebilir insani kalkınma kapsamında geliştirilen GAP'a, giderek artan uluslararası ilgi bağlamında, yabancı ülke ve kuruluşların teknik ve mali katkıları da yoğunlaşmaya başlamıştır.
Özellikle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile birlikte yapılan "GAP'ta Sürdürülebilir Kalkınma Programı" proje paketinin yürürlüğe girdiği 1997 yılı bu anlamda bir başlangıç yılı olmuştur.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile GAP İdaresi'nin ortaklaşa gerçekleştirdiği "Sürdürülebilir Kalkınma Programı"nın temel amacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sosyo-ekonomik eşitsizliklerin azaltılmasıdır. Program, temel sosyal hizmetler (eğitim, sağlık, konut) cinsiyet grupları arasında eşitlik, kentsel yönetim, çevresel sürdürülebilirlik, kurumsal ve toplumsal düzeyde kapasite oluşturulması ve halk katılımı alanlarındaki pilot projeler aracılığıyla kalkınmanın insani boyutunu vurgulamaktadır. 28 alt projeden oluşan Programın toplam bütçesi 5.2 milyon ABD dolarıdır.
Dünya Bankası, GAP Bölgesi'ndeki kentsel ve kırsal altyapının geliştirilmesine ilişkin iki projeye hibe sağlamıştır. Bunlar; "Şanlıurfa-Harran Ovaları Tarla-içi ve Köy Geliştirme Hizmetleri Projesi" ile "GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi" hazırlık çalışmalarıdır. Bu iki proje için Dünya Bankası'ndan toplam 650 bin ABD doları hibe finansmanı sağlanmıştır. GAP İdaresi ile BM Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) arasında 1997 yılında başlayan ilişkiler, 10 alt projeden oluşan "GAP-FAO Kırsal Kalkınma Programı" kapsamında devam etmektedir.
GAP İdaresinin Avrupa Birliği (AB) ile 1996 yılından başlayarak günümüze kadar devam eden ilişkileri çerçevesinde AB tarafından bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi, bölgesel ekonomik büyümenin sağlanması, çevre koşullarının iyileştirilmesi ve kültürel mirasın korunması hedeflerine yönelik "GAP Bölgesel Kalkınma Programı" için 43.5 Milyon EURO hibe sağlanmış, 07 Aralık 2002 tarihli antlaşma ile 3.5 ek kaynak ile 47 Milyon EURO temin edilmiştir.
GAP İdaresi, bir çok yabancı kurum, kuruluş, üniversite ve sivil toplum örgütleriyle entegre bölgesel kalkınma sürecinde bilgi ve deneyimlerin paylaşılması, karşılıklı uzman değişimi ve teknoloji transferi amacıyla işbirliği çalışmalarını yürütmektedir. Bu doğrultuda; GAP İdaresi; Amerikan kurum, kuruluş ve üniversitelerinden Arizona State Üniversitesi (ASU), San Diego Üniversitesi (SDSU) Tennessee Vadisi Otoritesi (TVA); Kent Eyalet Üniversitesi (KSU); Portland Eyalet Üniversitesi (PSU); Oklahoma Eyalet Üniversitesi (OSU); Packard Humanities Institute (PHI); HASNA Inc; Merkezi Suriye'de bulunan Kurak Alanlarda Tarımsal Araştırmalar Merkezi (ICARDA); merkezi Sri-Lanka'da bulunan Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsü (IWMI); Mısır Güney Vadi Kalkınma İdaresi, TOSHKA; Bari'de (İtalya) bulunan Akdeniz Tarımsal Araştırma Örgütü (CHIEAM-IAMB) ve Suriye Sulama Bakanlığı Arazi Islah Müessesesi (GOLD) ile birer Mutabakat Zaptı imzalamıştır.
İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası İşbirliği Merkezi (MASHAV) ile kırsal kalkınmaya yönelik karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesi amacına yönelik hazırlanan Mutabakat Zaptı bulunmaktadır.
GAP İdaresi gerek Mutabakat Zabıtları gerekse benzer nitelikte projelere sahip Mısır, Çin, Bosna, Makedonya, Bangladesh gibi yabancı ülkelerden uluslararası ve ulusal düzeyden bir çok katılımcı ile eğitim programları gerçekleştirmektedir. Buna ilaveten; GAP İdaresi; Arizona State Üniversitesi, Kent Eyalet Üniversitesi, Portland Eyalet Üniversitesi, Kanada Uluslararası Kalkınma Araştırma Merkezi (IDRC) ve US Army Corp.'s of Engineers ve International Program for Technology and Research in Irrigation and Drainage (IPTRD) gibi yabancı ortakları/paydaşları ile çeşitli çalıştay (workshop), seminerler ve eğitim programları organize etmektedir.
Son güncelleme : 31 Ocak 2006
ULUSLARARASI SU KURULUŞLARI İLE İLİŞKİLERGAP suya dayalı sürdürülebilir entegre ve bölgesel bir kalkınma projesi olarak, su kaynaklarının küresel boyutta öneminin kavrandığı 21.yüzyıl başlangıcında, uluslararası platformlarda çeşitli uluslararası su kuruluşları ile karşılıklı görüş alış verişinde bulunarak ve bu kuruluşların karar mekanizmalarında yer alarak, temsili büyük önem taşımaktadır.
Dünyada üst karar alıcıları içerecek biçimde küresel, bölgesel ve yerel düzeylerde su konusunda bilinç ve duyarlılığı artırmak, etkin koruma, planlama ve yönetim geliştirmek ve çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde suyun tüm boyutlarıyla kullanımını sağlamak misyonuna sahip Dünya Su Konseyi (World Water Council, WWC) 22 Mart 1996’da kurulmuştur.
Dünya Su Konseyi (WWC) küresel ölçekte artan su krizini önlemeye yönelik, karar vericiler ve kullanıcılar arasında uzlaşıya dayalı ilkeleri içeren Dünya Su Vizyonu’nu geliştirmiştir. Vizyon su kaynaklarına yönelik sorunların çözümünde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri birlikte kapsama anlamında küresel perspektiflidir. Vizyon aynı zamanda en uygun ölçeğin küresel değil yerel ve bölgesel olduğunu da önermektedir. Vizyonu eyleme dönüştürme girişimlerinden biri olarak, Dünya Su Konseyi'nin 18-21 Mart 2001 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşen "10. Guvernörler Heyeti Toplantısı"nda oybirliği ile alınan kararla, su ve kalkınma konularında Türkiye’nin önde gelen kuruluşları olan GAP-BKİ ve DSİ’nin desteğiyle ilk Tematik Merkez Ankara’da kurulmuştur. GAP-BKİ bünyesinde faaliyet gösteren Tematik Merkez'in misyonu kullanıcıyı temel alan deneysel araştırmalar çerçevesinde bilginin yaygınlaşmasını sağlayarak çok yönlü sürdürülebilir su kaynakları gelişiminin faydalarını artırmak olarak tanımlanmıştır.
Küresel Su Ortaklığı (Global Water Partnership, GWP), entegre su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini katılımcı yaklaşımla sağlayan, suyun ekonomik değere sahip olduğunu ve sınırlı kaynak olarak çevre açısından taşıdığı önemi vurgulayan ilkelerin pratiğe aktarılması amacıyla 1996’da kurulmuştur. Dünya Su Konseyi; su konusunda makro seviyede politika, strateji ve çözüm üretici; Küresel Su Ortaklığı ise politika ve stratejileri uygulayıcıdır.
Son güncelleme : 31 Ocak 2006
GAP'IN FİNANSMANI
GAP yatırımları, yaklaşık 40 kamu kurum ve kuruluşunun ekonomik ve sosyal sektörlerdeki proje ve faaliyetlerinin toplamından oluşmaktadır. Farklı sektörlerde çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen bu yatırımlar için tahsis edilen ödenekler, projeleri uygulayan kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım bütçesinde yer almakta ve ilgili kurum tarafından kullanılmaktadır.
GAP Master Planı'nın belirlediği hedef ve büyüklüklere ulaşabilmek için yapılması öngörülen kamu yatırımlarının finansman ihtiyacı 2007 yılı fiyatlarıyla toplam 39 milyar 287 milyon 353 bin YTL’dir. Bu kapsamda 2006 sonuna kadar, tahmini olarak 23 milyar 313 milyon 847 bin YTL harcama yapılmış ve nakdi gerçekleşme % 59.3 düzeyine ulaşmıştır.
GAP, "insan" boyutu ve "sürdürülebilirlik" kavramı ile birlikte anılmaya başlayan bir bölgesel kalkınma projesi olarak örnek duruma ulaşmış, bu boyutlarıyla dış basın ve uluslararası forumlarda geniş bir şekilde yer almaya ve olumlu yankılar bulmaya başlamıştır. ABD, Kanada, İsrail, Fransa, ve bazı Avrupa ülkeleri ile Dünya Bankası olmak üzere, diğer uluslararası kuruluşlar, bazı yabancı fon ve kredi kuruluşları da GAP’a finansal katkı sağlamışlardır.
Son Güncelleme: 11 Mayıs 2007
GAP'TA ULAŞILAN SON NOKTA
Projenin nakdi gerçekleşmesi % 56.4 düzeyine ulaşmıştır. Gerçekleşme, sektörler baz alındığında, enerji projeleri bakımından % 83, tarım projeleri bakımından ise % 24.5 düzeyindedir. Ancak, projenin bu aşamasında bile bölge ve Türkiye’ye sağladığı ekonomik değer büyük boyutlara ulaşmıştır.
GAP kapsamında yapımı öngörülen hidroelektrik santrallerinin, kurulu güç itibariyle önemli bir bölümü tamamlanmıştır. 2005 sonu itibariyle 8 hidroelektrik santrali (HES) işletmeye açılmıştır. Böylece, santral kurulu güçleri itibariyle hidroelektrik enerji projelerinin % 74’ü üretime geçmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede GAP, belli bir süreden beri Türkiye ekonomisine ve Bölge halkının refahına doğrudan katkı sağlamaktadır.
Ülkede hidroelektrik enerji üretiminin önemli bir bölümü GAP kapsamındaki Karakaya, Atatürk, Dicle, Kralkızı, Birecik, Karkamış ve Batman Hidroelektrik Santrallerinden (HES) sağlanmaktadır. Tesislerin açılışından 2005 yılı sonuna kadar toplam 253 milyar kilovatsaat hidroelektrik enerji üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu enerjinin parasal değeri yaklaşık 15 milyar ABD Doları’dır. (1 kWh = 6 cent)
Türkiye’de 2005 yılında üretilen 39.6 milyar kilovatsaatlik hidrolik enerji içinde, GAP 18.7 milyar kilovatsaatlik hidroelektrik üretimiyle % 47’lik bir paya sahiptir (GAP enerji hedefi: 27 milyar kilovatsaat). Üretilen bu enerjinin parasal değeri ise yaklaşık 1.1 milyar ABD Doları’dır.
Yine 2005 yılında Türkiye’nin 161.5 milyar kilovatsaatlik toplam enerji üretimi (termik, hidrolik ve rüzgar) içinde GAP’ın payı % 11.6 olmuştur.
Harran Ovası’nda sulama, 1995 mevsiminden itibaren başlamıştır. GAP'ın sulama projelerinin tamamlanmasıyla 1.7 milyon hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmektedir. 2005 yılı itibariyle DSİ tarafından sulamaya açılan alan 256 676 hektar olmuştur. Fiziki gerçekleşme açısından, sulama projelerinin % 14.9’u işletmede, % 7.4’ü inşaat halinde, % 15.8’i ihale ve % 61.9’u planlama aşamasındadır. Yörenin tarımsal üretiminde büyük artışlar sağlanmıştır. GAP genelinde hedeflenen toplam sulama faydası 3 milyar ABD Doları düzeyindedir.
GAP Bölgesi'nde sınai gelişmenin hızlanması, sanayi yatırımlarının artması, özel sektörün Bölge’de yatırım yapmasının sağlanması için sanayi altyapısının tamamlanması çalışmaları kamu yatırımları çerçevesinde yürütülmektedir.
Bölge’de 2 serbest bölge (Gaziantep ve Mardin) mevcuttur. 8 organize sanayi bölgesi (OSB) tamamlanmış olup, 11 OSB ise yatırım programında yer almaktadır. 2006 yılı itibariyle, 11 OSB ile 25 küçük sanayi sitesi (KSS) faal durumdadır; 12 KSS'nin ise yapım çalışmaları devam etmektedir.
2005 yılında, Türkiye genelinde bir yıl öncesine göre artış gösteren istihdamın (2004 yılı: 21 791 bin kişi, 2005 yılı: 22 046 bin kişi), GAP Bölgesi'nde düştüğü (2004 yılı: 1 456 bin kişi, 2005 yılı: 1 373 bin kişi), tarımda azalan istihdamın ise sanayi ve hizmetler sektörüne kaydığı görülmektedir.
2005 yılında GAP Bölgesi'ndeki toplam istihdamın % 30'u tarım, % 21'i sanayi, % 49'u ise hizmetler sektöründe yer almaktadır. Bu oranlar 2004 yılında sırasıyla; % 39, % 17 ve % 44 olmuştur.
GAP'tan yapılan ihracat düzeyinde de artış olmuş; 2001 yılında 683 milyon ABD Doları olan ihracat tutarı 2005'te 1,957 milyon dolara yükselmiştir. GAP Bölgesi’nden yapılan ihracatın Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı da aynı dönemde % 2.2’den % 2.7’ye çıkmıştır.
2005 yılı itibariyle GAP Bölgesi'nde karayolu ağı uzunluğu 35 529 km'dir. Bunun 103 km'si otoyol, 5 932 km'si devlet ve il yolu, 29 424 km'si ise köy yoludur. Adana-Gaziantep Otoyolu'nun yaklaşık 80 km'lik bölümü de Bölge içerisinde bulunmaktadır. Şanlıurfa-Gaziantep Otoyolu'nun 2008 yılında bitirilmesi hedeflenmiştir.
Türkiye devlet ve il yolu şebekesinin % 9.2'si, köy yolları şebekesinin % 10.1’i Bölge'dedir ve Bölge'deki köylerin % 98'i anayol ağına bağlanmış durumdadır.
Bölge'nin 7 ilinde havaalanı vardır. Ayrıca, Türkiye'nin en büyük kargo havalimanı Şanlıurfa'da inşa edilmektedir. GAP Uluslararası Havaalanı'nın 2006 yılında tamamlanması programlanmıştır.
Bakanlar Kurulu Kararı ile GAP’ın tamamlanması için 2010 yılı hedef konmuş ve bu konuda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’na girdi vermeleri öngörülmüştür. Bu çerçevede hazırlanan GAP Bölge Kalkınma Planı’nda belirlenen temel esaslar; sağlık ve eğitim göstergelerinin ülke ortalamalarına getirilmesi, kentlerin nüfus emme kapasitelerinin artırılması, istihdam açığının karşılanması ile GAP’ın değerleri ve ilkeleri itibariyle evrenselliğinin ortaya konmasıdır.
GAP, suyun insani ve sosyo-ekonomik gelişmeye yönelik geliştirilmesi konusundaki uluslararası eğilimler için de özgün bir model oluşturmaktadır.
Projenin tamamlanan kısmının bile, bölgeye kazandırdığı canlılık tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan "Verimli Hilal" Bölgesi’nde yeni ve daha parlak bir uygarlığın yaratabileceği konusunda ışık yakmaktadır. GAP tüm özellikleriyle gelecek nesillere sunulan teknolojik ve sosyolojik bir uygarlık anıtıdır.
Son Güncelleme: 24 Ağustos 2006