GAP Bölgesi’nde illere göre hayvan dağılımı nasıldır?
Türkiye ve GAP Bölgesi Genetik kombinasyonu nasıldır?
GAP Bölgesindeki hayvancılıkla ilgili en önemli sorunlar nelerdir?
Türkiye ve GAP Bölgesinde çayır-mer’a ve kaba yem durumu nedir?
Bölgedeki en önemli sorunlardan bir diğeri de komşu ülkelerden ülkemize kaçak Hayvan Girişi ve kaçak hayvan girişinin önlenememesidir. Bu konu ile ilgili olarak çözüm önerileriniz nelerdir?
AB’ye girişte Bölgede hayvancılık sektöründe rekabet edebilecek hayvansal ürün yada ürünler var mıdır?
Bölgede var olan sorunlardan bir diğeri de; kent içinde sağlıksız ve ilkel koşullarda yapılan hayvancılıktır. İdarenizin bu sorunlarla ilgili herhangi bir çalışması var mı?

(Sıkça Sorulan Sorular Ana Sayfa)

 

GAP Bölgesi’nde illere göre hayvan dağılımı nasıldır?

İller

Sığır

Koyun

K.Keçi

T.Keçi

Tavuk

Hindi

Adıyaman

73.402

218.600

138.650

 

431.319

30.550

Batman

21.144

161.010

48.356

1.594

113.155

30.550

Gaziantep

54.751

327.572

152.883

0

494.975

35.207

Diyarbakır

248.130

675.386

152.883

0

706.350

41.255

Kilis

4.915

83.900

57.200

0

213.500

6.885

Mardin

63.620

335.179

133.047

6.050

247.440

75.784

Siirt

26.281

213.950

128.983

8.750

75.550

9.400

Şanlıurfa

127.560

1.434.800

132.395

 

778.100

188.750

Şırnak

30.148

152.672

172.709

1.100

54.400

12.050

DİE 2005

GAP İllerinde hayvancılık meraya dayalı sürü hayvancılığı biçiminde yani ekstansif olarak yapılmaktadır. 2001 Tarım sayımına göre, bölgemizde hayvancılık yapılan işletme sayısı 343.008 civarındadır. Bu işletmelerin % 68’inde büyükbaş hayvan sayısı 1-4 baş arasında işletmelerde küçükbaş hayvan sayısının % 16’sı 20-49 baş arasında, % 35’inde ise 50-149 baş hayvan bulunmaktadır. Bu durum hayvancılığın verimli ve karlı bir şekilde yapılabilmesini engellemekle gerek kamu kesiminin gerekse özel kesimin bölgede sunduğu hayvan sağlığı ve ıslahı hizmetlerinin verimliliğini ve etkinliğini azaltmaktadır. Türkiye’de işletme ölçeklerine baktığımızda işletme başına düşen büyükbaş hayvan sayısı % 59,7’si 1-4 baş arasında, % 28,9‘u 5-9 baş arasında olduğu görülmektedir. Küçükbaş hayvan sayısının % 29,28’i 20-49 baş arasında, % 24’ü ise 50-149 baş arasındadır.

Ülkemiz sığır varlığının yaklaşık % 6’sı koyun varlığının % 14’ü ve keçi varlığının da % 26’sı (Kıl ve Tiftik keçisi) GAP Bölgesi’nde yer almaktadır. Türkiye’de üretilen sütün % 5,4’ü GAP Bölgesi’nden karşılanmaktadır.

GAP Bölgesi sığır varlığının illere göre durumuna baktığımızda ilk sırada Diyarbakır, sırasıyla Şanlıurfa, Adıyaman, Mardin ve Gaziantep gelmektedir. Koyun varlığına bakacak olursak ilk sırayı Şanlıurfa, daha sonra Diyarbakır, Mardin, Gaziantep ve Adıyaman almaktadır.

Basa dön

 

Türkiye ve GAP Bölgesi Genetik kombinasyonu nasıldır?

GAP Bölgesi, varolan sığır popülasyonunun genetik kombinasyonu açısından, Türkiye’nin genel tablosundan farklı bir yapı sergilemektedir. Ülkemiz ortalamasına göre, yerli ırk oranı % 35,4’lere çekilmiş olmasına rağmen, GAP bölgesinde söz konusu oran, % 69,4’ler düzeyini korumaktadır. Buna göre Bölge de kültür ırkı oranı % 7,13’ler düzeyinde olup, kültür melez oranı ise % 24,51 civarındadır. Türkiye de ise bu oranlar sırasıyla % 20,95 kültür, % 43,65’i ise melez ırktan oluşmaktadır.

Basa dön

 

GAP Bölgesindeki hayvancılıkla ilgili en önemli sorunlar nelerdir?

Üretim Düşüklüğü;Bölgedeki işletmelerin küçük, sermayenin yetersiz, hayvancılığın meraya dayalı ve kaynakların etkin kullanılamamasıdır.

Verim Düşüklüğü; Üretimin yerli hayvan ırkına dayanması, bakım- besleme ve barınakların uygun olmaması, koruyucu ve tedavi edici veterinerlik hizmetlerinin yetersiz olması.

Elverişsiz Pazar ve Tedarik Piyasası Yapısı; Örgütlenme eksikliği, soğuk zincirin oluşturulamaması, Mevzuatın elverişli olmayışı, tarım sigorta sistemi eksikliği, borsa ve hayvan pazar sisteminin elverişsizliği.

Bilgi Eksikliği ve Teknoloji Yetersizliği; Bilgi aktarma sitemlerinin, işletmeye ve aileye yönelik olarak kurulamaması, teknolojik bilginin, üreticiye yeterince yansıtılamaması.

Kamusal Hizmetlerin Etkin Kılınamaması; Kamu kaynak ve hizmetlerinin eşzamanlı götürülememesi, kredi / destek sistemlerinin etkin kullanılamayışı, kamusal karar ve kaynaklara üretici erişimi güçlüğü.

Yukarıda belirtilen hayvancılıkla ilgili sorunlar, hayvancılığın ıslah, yem, bakım ve besleme işletme ölçekleri, hastalıklarla mücadele, kredi pazarlama, eğitim ve örgütlenme gibi yapısal sorunları olup bu sorunlar, başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumların eşgüdüm içinde çalışarak kalıcı ve istikrarlı politikalar oluşturmasına bağlı bulunmaktadır.

Basa dön

 

Türkiye ve GAP Bölgesinde çayır-mer’a ve kaba yem durumu nedir?

GAP İllerinde toplam 2 097 519 ha çayır mera alanı bulunmaktadır. En çok çayır-mera alanına sahip iller sırasıyla Şanlıurfa (742.529 ha)ve Diyarbakır’dır (443.294 ha).

GAP Bölgesi’nde üretilen kaba yem, gereksinimin ancak %46’sını karşılayabilmekte, bu açıkta kalitesiz bir yem kaynağı olan tahıl samanından karşılanmaya çalışılmaktadır. Verimliliği arttırmak için Hayvan Varlığı-Kaliteli Yem Üretimi dengesi mutlaka kurulmalıdır. Bölge’de yem bitkileri ekiliş alanlarının en az %10 düzeyine çıkarılması ve tarla tarımında 2. ürün yem bitkileri üretimine ağırlık verilmelidir. Türkiye’de kaliteli kaba yem ihtiyacı 50 milyon todur. Bu ihtiyacın 11 milyon tonu çayır-mer’a alanlarından, 6 milyon tonu yem bitkisi ekilişlerinden, 2.1 milyon tonu silaj yapımından, 20 milyon tonu sap-saman gibi kalitesiz kaba yemden karşılanmaktadır. Böylece 10 milyon ton kaba yem açığı görülmesine rağmen aslında kaliteli kaba yem açığı 30 milyon tondur. Bu açıkta yem bitkileri ekiliş alanlarını %20-25 arttırılması ile mümkündür (Türkiye’de yem bitkisi üretimi %5 civarındadır).

Bölge de yem açığının kapatılabilmesi için GAP Bölge Kalkınma Planına göre 80.000 ha’lık alanda yem bitkileri üretimini teşvik edilmesi gerekmektedir.

Basa dön

 

Bölgedeki en önemli sorunlardan bir diğeri de komşu ülkelerden ülkemize kaçak Hayvan Girişi ve kaçak hayvan girişinin önlenememesidir. Bu konu ile ilgili olarak çözüm önerileriniz nelerdir?

GAP Bölgesi, diğer bölgelere nazaran hayvan hastalıklarının sık görüldüğü buna bağlı olarak ekonomik kayıpların oluştuğu bir bölgedir. Bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ve komşu ülkelerle ilişki niteliği bir çok hastalığın bu bölgedeki komşularımızdan ülkemize bulaşmasına neden olmaktadır.

Konu ile ilgili başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olmak üzere diğer kurumlarca yapılan çalışmalar aşağıda yer almaktadır.

Konunun daha etkin takibine imkan tanıyacak kanun değişikliği hazırlıkları sürdürülmektedir.

Basa dön

 

AB’ye girişte Bölgede hayvancılık sektöründe rekabet edebilecek hayvansal ürün yada ürünler var mıdır?

GAP Bölgesinde hayvancılık, büyük oranda doğal mera ve anıza dayanmaktadır. Kaldı ki meraların büyük çoğunluğu, kısa ve seyrek otlu koyun merası karakterindedir. Bu topraklar üzerinde koyun, masrafsız veya az masraflı hayvansal ürün elde etmeye çok uygundur. Diğer bir anlatımla koyunculuk, ekstansif tarımın koruduğu, hakim ve karlı kıldığı, ekonomik bir faaliyettir. Bu nedenle sulama dışı alanlara hayvancılık sektörünün canlandırılmasına ve bu yolla topraksız ve az topraklı yoksul çiftçilerin gelir düzeyinin yükseltilmesine hizmet edecek ekstansif koyunculuğun teşvik edilmesi gerekmektedir. Böylece bölge içi gelişme farklılıklarının azaltılmasına hizmet edileceği gibi, hayvancılık sektörünün geliştirilmesi ile Ülke ve Bölge ekonomisine de katkı sağlayacaktır.

Bölge’nin küçükbaş hayvancılık potansiyeli dikkate alındığında AB’ye girişte rekabet gücü yüksek olan ürün kategorisinde yer alan koyun ve keçi eti yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bunu temin etmek için koyun ve keçi eti yetiştiriciliğinin özel desteklerle teşvik edilmesi, dış pazarlarda ihracat potansiyelleri de dikkate alınarak özel politikalarla ihraç edilmeleri sağlanmalıdır.

Ayrıca 1983-1990 yılları arasında Türkiye’den Ortadoğu ülkelerine yıllık ortalama 2-2.7 milyon baş canlı küçükbaş hayvan ihracatı resmen yapılmakta idi. 15 yıl önce elimizde olan bu yakın pazar bugün, Avustralya, AB ülkeleri ve ABD’nin eline geçmiştir. Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ile bu eski pazarları tekrar elde etme şansımız olacaktır.

Basa dön

 

Bölgede var olan sorunlardan bir diğeri de; kent içinde sağlıksız ve ilkel koşullarda yapılan hayvancılıktır. İdarenizin bu sorunlarla ilgili herhangi bir çalışması var mı?

GAP Bölgesinde özellikle Batman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Şırnak ve Siirt illeri kent merkezlerinde yoğun olarak hayvancılık faaliyetinin sürdürüldüğü bilinmektedir.

Bu amaçla Başkanlığımız; Kent Merkezi içerisinde kalmış olan ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin kent dışında oluşturulacak hayvancılık bölgesine taşınarak, tekniğine uygun yapılacak kontrollü üretimle daha kaliteli ürün elde etmek ve kentin sağlıklı gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 2000 yılında Siirt İlinde Hayvancılık Bölgeleri kurulması etüd projesini tamamlamıştır. Ancak ileri ki yıllarda söz konusu projenin uygulamaya geçilmesi hususunda gerekli ilgi ve kaynak diğer kamu kurumları tarafından sağlanamamıştır. Bu sebeple İdaremiz konuyu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile yapılan bir protokol ile tekrar gündeme getirmiş, İdaremiz Merkez ve Bölgede çeşitli tarihlerde bu sorunla ilgili toplantı ve teknik geziler yapılarak diğer ilgili kurum ve kuruluşlarında dikkati bu konuya çekilmiştir. Daha sonra Şanlıurfa ilinde de Siirt İline benzer etüd çalışma tamamlanmıştır.

Her sene bir ilin etüd çalışmasını programına alan İdaremiz konunun diğer kurumlar tarafından da dikkate alınmasını sağlamış Böylece Türkiye’de Tarıma Dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri kurulmasına yönelik protokol Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında 01.11.2005 tarihinde imzalanmıştır. Türkiye genelinde konuyla ilgili çalışmalar devam etmektedir.

Basa dön