GAP ve ORGANİK TARIM
GAP Bölgesi’nde organik tarımsal üretim beş ilimizde (Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa) bulunmaktadır. 2005 yılı itibari ile toplam çiftçi sayısı (60) üretim alanı (18.980 ha) ve üretim miktarı (75.240 ton) dur. Üretim alanı (15.934 ha) ve üretim miktarları (64.292 ton) bakımından Şanlıurfa ili ön plana çıkmaktadır. GAP Bölgesi’ndeki organik tarım yapılan üretim alanlarının %83.9 ’u ve üretim miktarlarının % 85.5 ’i Şanlıurfa ili tarafından sağlanmaktadır. Gaziantep (19) çifti sayısı bakımından ilk sırada yer alırken, Kilis (14) ve Şanlıurfa (13) bu ilimizi izlemektedir. Üretim alanı bakımından ise, Şanlıurfa’dan sonra 2.415,0 ha ile Gaziantep gelmektedir. Yine bölgede üretim miktarı en yüksek olan ilimiz Şanlıurfa (64.292 ton)’nın ardından Gaziantep ( 8.681 ton ) gelmektedir.
Bölgede üretilebilir organik tarım ürünlerine bakıldığında ;
GAP Bölgesinin ürün çeşitliliği ve desenine bakıldığında tamamen doğal kirlenmemiş ortamlarda yukarıda bahsettiğimiz bağcılık, ceviz, fıstık, badem, kuru üzüm, nar gibi meyveler ve her türlü sebze üretimi ile giderek yaygınlaşan seracılık, hububat ürünleri, yağlı tohumlar, meyveler, kırmızı ve beyaz et üretimi, süt ve süt ürünleri, arıcılık, baharatlar, ilaç sanayi ile şifalı bitkilerin üretimi gibi bir çok önemli ürün bulunmaktadır. Bu ürünlerin Bölgede kolaylıkla EuropGAP standrdında ve organik üretimi söz konusudur. Bu da ancak ülkemizdeki organik tarım konusundaki gelişmelerin artırılmasına bağlıdır.
Üretim miktarları bakımından incelediğimizde; bölgede yetiştirilen ilk altı ürün, buğday (27.659,2 ton), pamuk (26.236,1 ton), mercimek (8.944,2 ton), arpa (6.662,4 ton), kırmızı mercimek (1.154 ton) ve son olarak yulaf (1.050) dır. Bu ürünlerin yanında; antep fıstığı, üzüm, nar, zeytin, kapari, kimyon vb tıbbi aromatik bitkiler üretilmektedir. Bölgeden pamuk, antep fıstığı, dut, mercimek, nohut, buğday, nar, kapari, ve kimyon gibi ürünlerin ihracatı yapılmaktadır. Toplam ihracat yapılan ürün miktarı; 3.992 ton civarında olup, Türkiye ihracatının (30. 682 ton) % 13’üne tekabül etmektedir. Görüldüğü gibi bölgenin konvansiyonel olarak karşılaştırmalı üstünlüğü olan ürünlerinin organik olarak üretilmesi yoğunluk kazanmaktadır.
Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, sulamaya açılacak alanların artacak olması, uluslararası kargo havalimanının ve otoyolların devreye girmesi ile GAP Bölgesi büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bunun için bu günden organik tarım çalışmaları için plan ve programlar yapılmalıdır. Özellikle ürün çeşitliliği ve bu ürünlerin işlenerek yüksek katma değerli ürünler olarak satışının gerçekleştirilmesi önem arzetmektedir.
GAP Bölgesi, organik hayvancılık açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Henüz kirlenmemiş bir çok bölgede hayvancılık daha çok ekstansif olarak yapılmakta ve çok düşük düzeyde girdi kullanılmaktadır. Bununla birlikte özellikle, GAP Bölgesi ekolojik koşulları, koyun ve keçi yetiştiriciliği için müsaittir. Mevcut yetiştiricilik, yerli ırklarla, meraya dayalı olarak geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır ve hayvanların yem gereksinimlerinin tamamına yakını meradan sağlanmaktadır.
GAP İdaresinin Organik Tarım İle Yapmış Olduğu Çalışmalar
a) Adıyaman İlinde EuropGAP ve Organik Tarım Standartlarında Üretim Olanaklarının Araştırılması Etüt Projesi (01 Ağustos 2002)
Proje ile, yoksulluğun kalıcı olarak giderilmesi, Adıyaman ilinde bağcılığın yeniden canlandırılması, dünya pazarlarında yüksek fiyatla satılan üzüm çeşitlerinin Adıyaman’da üretiminin sağlanması, Organik Tarım ve EuropGAP standartlarında bağcılığın yörede geliştirilmesi, amaçlarına ulaşılmaya çalışılmıştır.
Bu kapsamda yapılan çalışma ile, Adıyaman ilinde, eskiden tütün üretilen alanların tümü ile buğday, arpa, mercimek, nohut, gibi ürünlerin üretildiği alanlarda son yıllarda ekonomik nedenlerden ötürü kimyasal gübre ve zirai mücadele ilaçları kullanılmadığı için bu alanlarda sterilleşmekte dolayısıyla ekolojik tarıma uygun hale gelmektedir. Bununla birlikte dağ köylerinde ve vadilerde sebze-meyve üretimi tamamen doğal koşullarda yapılmakta olduğundan bu bölgeler tümü ile steril ve dolayısıyla organik tarıma uygundur.
Özetle, Adıyaman her türlü, meyve, sebze, bağ, çilek, özel bitki (ahududu, böğürtlen, frambuaz), antep fıstığı, badem, zeytin, Türkiye’de bilinmeyen ancak uluslararası pazarda rağbet gören bitkiler (keija, pepino, güvey feneri), jojoba, kapari, tütün, bostan ürünleri, tıbbi bitkilerin organik olarak yetiştirilecek doğal zenginlik mevcuttur (Anonymous, 2002).
b) Şanlıurfa Organik Tarım Kümelenme Analizi Raporu (20 Mayıs 2004)
Şanlıurfa İli’nin küresel arenada rekabet edebilecek potansiyele sahip olarak görülen Organik Tarım sektörünün ulusal ve uluslararası rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir hale getirilmesi için kümelenme analiz ve geliştirme çalışmalarının yapılması amaçlanmıştır.
Proje kapsamında; Bölge bazında, İlin küresel rekabet potansiyeli olarak görülen endüstrilerinden Organik Tarım sektörünün kümelenme analizi yapılmış ve kümelenme haritası (Cluster Map) ortaya çıkarılmıştır. Ortaya çıkarılan kümelenme haritası ışığında belirlenen alt sektörlerden (hayvancılık, gıda vs.) öncelik verilmesi gerekenler saptanmıştır.Bu bağlamda, Organik Tarım kümelenmesinin sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmesi için gerekli stratejiler belirlenmiştir.
Araştırmanın analiz sonuçlarına göre dört önemli ana oyuncu saptanmıştır. Özellikle, ULUDAĞ ve ROZA firmaları Şanlıurfa organik tarım kümelenmesinin merkez oyuncuları olarak dikkati çekmektedirler. Diğer yandan GAP-GİDEM’in girişimciler dışında yer alan önemli bir oyuncu olduğu görülmektedir. Çalışma analizi bölgede bulunan ana oyuncuların çok az sayıda olduğunu işaret etmekle birlikte, bölgede organik tarım kümelenmesi için yüksek potansiyele sahip oyuncuların olduğunu da göstermektedir. Kümelenme analizi sonucunda gerekli diğer oyuncularının büyük bir kısmının (Üniversite, Sivil Toplum Kuruluşları vs.) bölgede mevcut olduğu saptanmıştır. Her ne kadar bu oyuncuların bir kısmı aktif olarak görülmeseler dahi, özellikle, gerekli kümelenme geliştirme çalışmalarına bir proje dahilinde başlanabilmesi halinde bölgede büyük bir potansiyelin harekete geçeceği kuşkusuzdur (Marangoz, 2005).
c) Acı Nane (Mentha piperita L.) Üretimi Deneme Penceresi
GAP İdaresinin koordinatörlüğünde, Şanlıurfa GAP GİDEM,Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü,GAP TKD Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği,Selim Uludağ Organik Üretim Çiftliği ile yürütülen projede; Acı Nane (Mentha piperita L.) Üretimi Deneme penceresi Projesi ile GAP bölgesinde ve bilhassa Harran ovasının sulanabilir kesimlerinde, ürün çeşitliliğinin artırılması ve tarımsal sanayinin alt yapısının oluşturulması amacı ile yürütülen çalışmalar çerçevesinde ekonomik kalkınmada model oluşturabilecek bazı "pencereler" geliştirilmektedir. Bu kapsamda GAP Bölgesi’nde özellikle Şanlıurfa’da ürün çeşitliliğinin sağlanması, nane ve tarhun bitkisinde organik üretimin teşvik edilmesi, tarımsal sanayinin gelişmesine katkıda bulunulması ve acı naneden elde edilecek uçucu yağların ihraç edilmesine yönelik olarak kalıcı temeller atmak üzere çalışmalara başlanmıştır.
Acı Nane (Mentha piperita L.) Üretimi Deneme penceresinin kapsamı iki aşamalı olarak açıklanmaktadır. İlk aşamada, Şanlıurfa’nın sulamaya açılan kesimlerinde, ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla tıbbi ve aromatik bitkilerin en başta gelenlerinden biri olan organik nane tarımının yapılması, ikinci aşamada, uçucu yağ elde edilmesi için gerekli teknolojik altyapının kurularak bölgenin nane yağı üretim merkezi haline getirilmesi sağlanacaktır.
d) Sonuç ve Öneriler
GAP'ın sulama projeleri tamamlandığında, şimdiye kadar Türkiye’de devlet eliyle gerçekleştirilen sulama alanına eşit bir alan daha sulu tarıma açılacaktır. Sulanacak alanın genişliği dikkate alındığında, ortaya çıkacak olan tarımsal üretim artışının gerek GAP Bölgesi gerekse Türkiye için önemini tahmin etmek zor olmayacaktır. Gerek GAP Projesi ile sulamaya açılacak (1.8 milyon ha) gerekse sulama dışında kalan, organik tarım açısından son derece uygun potansiyele sahip olan alanlarda iyi tarım uygulamaları ve organik tarım ürünleri yetiştirilen alanların miktarının arttırılması için ileriye dönük plan ve programlar yapılmalı, temel sorunlara çözümler aranmalıdır. Bu kapsamda;
Ülkemizde üretilen organik ürünlerin yaklaşık % 99’u ihraç edilmektedir. 1985 - 1986 yıllarında kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ihracata konu olan organik tarım ürünlerimiz iken, 2000 yılında sektör ve ürün yelpazesi genişlemiştir. Tarımsal açıdan bölgenin doğal dengesinin tahrip edilmemiş ve çevrenin mineral gübreler ve tarım ilaçları ile kirletilmemiş olması, organik üretim açısından avantajdır. Tarıma yeni açılan sahalar planlanırken, alternatif bir tarım yöntemi olarak organik tarım planlanan üretim deseni içinde yer almalıdır. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yapılacak planlama ile, yapılacak organik tarım AB ülkelerini, Amerika, Japonya ve Kanada gibi ülkelerin taleplerine cevap vereceği gibi, ihraç fazlası ürünlerde iç pazara sunulabilir ve böylece iç pazarda da tüketimin artacağı düşünülebilir (Marangoz, 2005).
Mevzuat doğrultusunda, organik tarım metoduyla büyük ve küçükbaş hayvansal üretim kuralları, yem temini, hayvan besleme, yetiştiricilik uygulamaları ve bakım şartlarının sağlandığı sığır ve manda, koyun ve keçilerde organik süt-et üretim olanaklarının belirlenmesi, organik büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliğine uygun yöre ve genotiplerin belirlenmesi, süt ve et veriminin artırılması, yetiştirme sırasında karşılaşılan sorunlara yönelik uygulanabilir tekniklerin araştırılması, ekonomik analizlerin yapılması gerekmektedir (Anonymous. 2006).
GAP Bölgesinde, sulamanın tarımsal üretime olumlu etkilerinin artırılması için yeterli miktar ve kalitede organik girdinin, uygun zaman ve koşullarda kullanılması gerekmektedir. Bu temel gerçek göz önüne alınarak, tarımsal girdi üreten, depolayan ve dağıtan tüm kamu ve özel kuruluşların gerekli planlamalarını yapmış olmaları ve uygulamaya geçirmeleri gerekmektedir. Öte yandan organik tarımsal girdilerin tüketicisi olan çiftçiler, yoğun eğitim ve yayım çalışmaları ile tarımsal girdi kullanımı konusunda bilinçlendirilmelidirler.
Son Güncelleme : 16 Ocak 2008