T.C. Kalkınma Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı

GAP'ta Toplumsal Yapı Değişim Eğilimleri Araştırıldı

GAP Bölge İdare tarafından Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası’na yaptırılan araştırma. GAP alanına giren kırsal ve kentsel toplulukların bir toplumsal profilini çıkararak, söz konusu projenin bu yapıda yaratacağı değişmeleri dinamikleriyle birlikte saptamayı ve projenin hedeflerine ulaşmasına engelleyebilecek sosyal faktörleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu saptamalardan yola çıkarak alınması gereken tedbirlerin belirlemesi araştırmanın nihai amacını oluşturmaktadır. Araştırma, bölgeyi temsilen Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerinin kırsal ve kentsel alanlarında yapılmıştır. 1992-1993 yılları arasında yapılan araştırma çerçevesinde 33 köy ile adı geçen 5 il merkezi ve bu illere bağlı 13 ilçe merkezi olmak üzere 18 kentsel yerleşim alanında 1406 anket uygulamıştır. Anketlerle toplanan verilen bilgisayar ortamına aktarılarak değerlendirilmiştir.

Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ve sorunlar aşağıda kısaca özetlenmektedir:

  • Bölgede az nüfuslu çok sayıda birimden oluşmuş yaygın ve dağınık bir yerleşme düzeni egemendir. Kırsal yerleşim dokusunda, köylerin yanı sıra mezra, kom ve oba gibi köy altı yerleşim birimleri de bulunmaktadır. Bölgede köy başına ortalama 1.2 mezra düşmektedir. Yerleşim düzenindeki dağınıklık gelişmenin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Çünkü çok sayıda dağınık ve az nüfuslu kırsal yerleşim birimlerine hizmet götürmede zorluklar yaşanmakta ve götürülebildiği durumlarda bunun maliyeti çok yüksek olmaktadır.

  • Bölgede yaygın bir ekonomik etkinlik olan hayvancılığa bağlı olarak göçebe-yarı göçebe bir yaşam birimi etkinliğini korumaktadır. Araştırma alanında göçebe (yada koşar göçer) nüfus barındıran köy oranı % 2.9’dur. Bunun yanı sıra yarı göçer bir yaşam sürdüren köy oranı % 8.8’dir. Koyun sürüleri peşinde yaylaklarla kışlıklar arasında sürekli yer değiştiren göçebe topluluklar göç sürecinde ekonomik yitimlere uğradıkları gibi, çağdaş yaşam koşullarından da yoksundurlar. Bu gerekçeyle göçebe ve yarı göçebe yaşama son vermek üzere söz konusu toplulukların toprağa yerleşmelerini özendirici ya da başka ekonomik önlemlerle bulundukları yerde geçimlerini sağlayıcı bir yerleştirme politikası uygulanmalıdır.

  • Köylerin toplumsal yapısı genelde bölgedeki toplumsal örgütlenme ve bağlılık biçimi olan aşiret ilişkisine dayanmaktadır. Köylerden % 61.8’i bir yada birkaç aşirete bağlı hane halklarından oluşmaktadır. Hane reislerine kendisini bir aşirete bağlı sayıp saymadığı sorulduğunda, yaklaşık yarısı % 47.3 bir aşirete bağlı bulunduğunu belirtmiştir. Bu bağlılık kırda % 57.2’ye yükselirken kentte üçte bire(% 33.3) kadar düşmektedir. Bu durum kır kesiminde aşiret bağının günümüzde de önemini korumasına karşılık kentte giderek çözülme sürecinde olduğunu göstermektedir.

  • Sağlık sorunu bölge köylerinin başta gelen sorunlarındandır. Özellikle içme ve kullanma suyuyla atık su sistemlerinin sağlık ve standartlarına aykırılığı bulaşıcı hastalıklara sık rastlanmasının başlıca nedenidir.

  • Bölge nüfusunun hızlı artışında rol oynayan etkenlerden biri evlenme yaşının düşüklüğüdür. 19 yaşının altında evlenen hane reislerinin oranı kentte % 19.2, kırda ise % 37.7’dir. Genelde hane reisleri düşük olan ilk evlilik yaşı, eşler için daha küçüktür. Kadınların büyük çoğunluğu (% 78.1) 18 ve daha düşük yaşlarda evlenmişlerdir. 15 yaş ve daha düşük yaşlarda evlenenlerin oranı kentte % 21.4, kırda ise % 54.4’tür.

  • Tarımla geçinen hane reislerinin % 74.1’i doğrudan işletmecilik yapmaktadır. Başkasının toprağında yarıcılık, ortakçılık biçiminde toprak işleyenler % 9.6, kiracılık yapanlar % 1.1 oranındadır. Toprağını yarıcılık yoluyla işletenler % 0.7, kiracıya verenler ise % 0.4’tür.

  • Araştırma alanında işletmeler genelde küçük olduğu gibi çok parçalıdır. Gerçekten topraklı işletmelerin ancak % 26.1’i tek parça bir bütün halindedir.

  • Kır kesiminde tarımla uğraşan hane reislerinden kooperatif üyesi olanların oranı % 18.6, kentte ise .7’dir.

  • Bulgulara göre, hane reislerinin yarıdan çoğu (51.9) yenilik ve değişimlere ayak uydurma eğilimlerindedir. Kadınlar eşlerine göre gelenek, töre ve alışkanlıklarıyla bağdaşmayan değişimlere ve yeniliklere uymaya daha eğilimlidirler (% 57.3). Yetişkin bireyler, yenilik ve değişime en yatkın bireylerdir. Bunların % 68.9’u yenilikten yana bir tutum sergilemektedirler.

  • Hane reisleri ekonomik sorunları bölgenin en önemli sorunu olarak görmektedir. Araştırma genelinde işsizlik ve topraksızlık % 42.7 ile öncelik almaktadır.

  • Evren genelinde hane reislerinin yaklaşık yarısına göre GAP bir sulama projesi, dörtte birine göre kalkınma projesidir. Kırsal alanda GAP’ı sulama projesi olarak görenler % 60’a yükselirken, kalkınma projesi olarak görenler % 20’ye düşmektedir. Projenin niteliğine ilişkin görüşü bulunmayanların oranı hane reisleri arasında % 5.8 iken eşler arasında % 39.5’tir.

  • Yöre halkı GAP’a ilişkin değişik beklentiler içindedir. Projenin uygulamaya konmasıyla bölgede tarımsal üretimin artmasını bekleyen hane reislerinin oranı % 31.8’dir. % 27.4’ü bölgenin kalkınacağını, % 16.5’i ise projeyle istihdam olanaklarının artacağı ve işsizliğin son bulacağı beklentisindedir. Projenin bölgede yaratacağı değişmeler konusunda kadınlar, hane reisleriyle aynı görüşü paylaşmaktadırlar. Aynı şekilde, yetişkin bireylerin % 33.2’sine göre GAP uygulaması tarımsal üretimde artış sağlayacak, % 21.5’ine göre tüm bölge kalkınacaktır. Projenin işsizliğe son vereceği ve gelir düzeylerinin yükseleceği beklentisinde olanlarsa % 24.6 oranındadır. Proje sonunda bölgenin her bakımdan kalkınacağı beklentisinde olanlar kırda % 9.4 iken , kentte % 21.1’dir.



© 2011 T.C. Kalkınma Bakanlığı Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı.
Metunet.