GAP'ta Yeniden Yerleştirme Sorunlarına Çare Arayışları
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından, yerleşim yerleri ve toprak başta olmak üzere geçim kaynakları baraj suları altında kalacak nüfusun planlı bir biçimde, istihdam boyutunun da düşürülerek yeniden yerleştirilmesine ve kamulaştırma bedellerini alacak olanların bu kaynakları üretken alanlara yatırmalarının sağlanmasına yönelik insan öncelikli yeniden yerleştirme politikalarının oluşturulması amacıyla “GAP Bölgesi Baraj Göl Aynası Altında Kalacak yörelerde İstihdam ve Yeniden Yerleştirme Sorunları Araştırması”tasarlanmış ve 1992-1994 yılları arasında Sosyoloji Derneğine yaptırılmıştır.
Bu araştırma çerçevesinde yapımı tamamlanan 3 baraj (Karakaya, Hancağız, Hacıhıdır), yapımı devam eden 4 baraj (Atatürk, Dicle, Kralkızı ve Batman) ve yapımı planlanan (Ilısu) olmak üzere sekiz barajdan etkilenmiş ya da etkilenecek olan nüfustan örnek seçilerek 1602 anket uygulanmıştır.
Bu araştırmanın bulgularına göre, “çevreye uyum” ve “çevreyle çatışma”, hem halen yerleştirme yapılmış yerlerde söz konusu olan önemli bir toplumsal sorun, hem de yeniden yerleştirilmeyi bekleyen kişilerde önemli bir endişe kaynağıdır. Daha önce iskana tabi tutulanlardan devletçe yerleştirilenlerin % 67.2’si, kamulaştırma bedelini alanların % 88.6’sı eskiden yaşadıkları yere geri dönme istemektedirler.
Barajların su tutması nedeniyle yerleşim yerlerinden ayrılmak durumunda kalanların yeni yerleşecekleri yerler için talepleri çok büyük oranda “bölge içi” dir. Topluca göçmek durumunda kalanlar, yaşadıkları yerin doğa insan dokusundan uzakta kalmak istememektedirler.
Kamulaştırma bedelleri ağırlıklı olarak taşınmaza yatırılmakta ve günlük tüketime harcanmaktadır. Böylece yeni yerlerde uyum sorunlarıyla birlikte yoğun olarak ekonomik sıkıntılarda yaşanmaktadır. Devlet eliyle yerleştirilenler ise, fiziksel koşulların olumsuzluğuna tepki göstermektedirler. Ayrıca kamulaştırma bedelini alanların temel sorunları “ekonomik” iken, yerleştirilmeye tabi tutulanların temel sorunlarının “çevre ile uyum” olduğu saptanmıştır.
Yerleşim yerleri göl aynasında kalacak haneler arasında yeniden yerleşimin türü konusunda düşünce birliği yoktur. Hanelerin % 58’i devlet tarafından iskan edilmeyi isterken, B’si kamulaştırma bedelini alıp kendi seçeceği yere yerleşmek istemektedir. Yeniden yerleşmenin türü ilgili tercih farklılaşması sahip olunan toprağın büyüklüğüyle ilişkilidir.
Bulgular, göl aynasından etkilenen hanelerin 2/3’sinden biraz çoğunun yerleşilen yerden memnun olmadığını göstermektedir. Memnuniyetsizlik oranı kamulaştırma bedelini alıp kendi isteği ile yerleşenlerde % 74 iken, devlet tarafından iskana tabi olan hanelerde % 63’tür. Yerleşilen yerlerde yeterli düzeyde gelir elde edememe (% 41) memnuniyetsizliğin en önemli nedenidir. Bu oran iskana tabi olanlarda % 37, kamulaştırma bedelini alanlarda % 49’dur.
Memnuniyetsizlik nedenlerden olan “arazinin verimli olmayışı” ve “ iş imkanlarının azlığı”gibi yine ekonomiden kaynaklanan nedenler göz önüne alındığında, doğrudan , doğrudan ekonomik nedenlerden dolayı yeniden yerleşimden memnun olmama % 54’lere yükselmektedir. Gelir durumuna ilişkin bulgular, kente yerleşen hanelerin % 9’unda eskiye göre bir iyileşme olduğunu göstermektedir.
Kamulaştırma bedellerinin yetersiz olduğu, göl aynasından etkilenen hanelerde genel bir kanıdır. Kamulaştırma ile ilgili olarak açılan bedel artırma davaları büyük çoğunlukla arazi sahiplerinin lehine sonuçlanmıştır. Kamulaştırma bedelini alarak kente ya da kırsal alana kendiliğinden toplam 116 haneden 112’si, kamulaştırma bedellerinin yeterli düzeyde olmadığını beyan etmişlerdir. Kamulaştırma bedellerini yetersiz bulan hanelerin % 84’ü bedel artırma davası açmıştır.
Kamulaştırma bedellerinin bir bölümü gecikme ile ödenmesi hanelerin yatırım yapma kapasitelerini azaltırken yüksek enflasyondan dolayı da gelir kaybına uğramalarına yol açmaktadır.
Göl aynasında kalan hanelere verilen kamulaştırma bedelleri istihdam yaratıcı üretken yatırımlara gitmemektedir. İlgili hanelerle yapılan anket sonuçları ve gözlemler alınan kamulaştırma bedellerinin özel bir mesleki beceri gerektirmeyen otomobil ticareti, toptancılık, konut ve arsa alımı, taksicilik, kamyonculuk gibi iş alanlarında yoğunlaştığını ortaya koymaktadır.
Yeni yerleşilecek yerde devletten en fazla destek beklenen alan iş ve işyeri imkanın yaratılmasıdır (42). Hanelerin % 36’sı tarımsal faaliyette bulunmak için devletten destek beklemektedir. Ayrıca kredi sağlama, ev ve toprak alımı ve eğitim gibi konularda da devletten destek bekleyen haneler bulunmaktadır.
Yeniden yerleştirme uygulamasına bütün çareler tüketildikten sonra başvurulması gerekmektedir. Göç öncesinden başlayarak sağlıklı araştırmalar yapılmalı ve yerleşim yeri ve biçimi buna göre belirlenmelidir. Yerleştirmelerde en yakın mekanlar ve en az farklılık bulunan yerler seçilmelidir. Kamulaştırma bedelleri, muhataplarını zor durumda bırakmayacak biçimde belirlenmeli ve ödemesinde mümkün olduğunca hızlı davranılmalıdır. Çevre ile uyumun sağlıklı olarak sağlanabilmesi için ne göç nedenleri, ne de yerleştikleri alanda bulunanları rahatsız etmeyecek uygulamalar yapılmalıdır.
Bu araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak bir eylem planı geliştirilmiştir. Eylem planında temel yaklaşım katılımcılık ve sürdürülebilirliktir. Bu amaçla kuruluşlar arası koordinasyon, çok yönlü destek ve izleme değerlendirme büyük önem taşımaktadır.

