Belkıs Ve Zeugma
GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ’NDE KÜLTÜREL MİRASIN YERİ, GAP İDARESİ'NİN ÇALIŞMALARI VE ZEUGMA
GAP Bölgesi'nde, binlerce yıllık uygarlık tarihi içinde oluşan "kültürel miras"ın korunması, değerlendirilmesi ve turizm açısından öneminin vurgulanması, GAP kapsamında önemle üzerinde durulan bir olgudur. GAP'ın amaçlarından biri olan sürdürülebilir kalkınma kapsamında, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmayı sağlayacak "kültürel süreklilik"de yer almaktadır.
Uygarlığın beşiği olan GAP Bölgesi, tarih öncesi çağlardan başlamak üzere birçok uygarlığın bıraktığı kültür varlıklarıyla, özgün yapısıyla ve turizm potansiyeliyle sadece Türkiye'de değil, dünya çapında ayrı bir önem taşımaktadır. Ancak bu bölge GAP'ın getirdiği hızlı değişimle birlikte; Baraj göl aynalarının ve sulama kanallarının kültür varlıklarını etkilemesi, birçok höyük üzerinde tarım yapılması, çağdaş yaşamın getirdiği kentleşme ve göç, sosyo-kültürel yapının gün geçtikçe değişmesi ve yaşatılamamasıyla hızlı bir kültür erozyonuyla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu nedenle GAP kapsamında yer alan doğal, tarihi ve kültürel değerlerin ayrı bir duyarlılık içinde ele alınması gerekmektedir.
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (GAP-BKİ), Bölge'nin kültürel mirasının sadece, restorasyon, kentsel tasarım, kazı ve kurtarma çalışmaları olarak değerlendirmemekte olup, bölgenin sosyal, kültürel, eğitim, ekonomik ve istihdam boyutuyla kalkınmasını sağlayacak "Alt Bölgesel Kalkınma Planı" yaklaşımıyla ele almaktadır.
GAP-BKİ, kültürel mirası bölgenin kalkınmasının büyük ve önemli bir bölümü olarak ele almakta, buna yönelik yasal yetkisi kapsamında "Alt Bölgesel Kalkınma Planları" hazırlamakta, bu projelerin yapılabilirliğini araştırmak için etüd projeler yapmaktadır. Etüd projelerden sonra uygulama aşamasına gelmiş bulunan çalışmaları, konuyla ilgili Bakanlık, kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve yerel halkla birlikte yapılması hedeflenmekte ve bu çerçevede; Koordinasyonu sağlamakta, etüd projelerini hazırladığı çalışmaları izlemekte ve ödenek yetersizliği nedeniyle faaliyete geçirilemeyen projeler için Devlet Yatırım Programı'nda yer aldığı ve bütçe imkanları el verdiği ölçüde ödenek yardımında bulunmaktadır.
GAP-BKİ, söz konusu projelerin faaliyete geçirilebilmesi için sadece Devlet yatırım kaynaklarına bağlı kalmayıp, uluslar arası kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinden kültür varlıklarına yönelik çalışmalar için gerekli olan finansmanın büyük bir kısmını hibe olarak sağlamak üzere girişimlerde bulunmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, "Zeugma"da ve "Mardin Katılımcı Kentsel Rehabilitasyon Projesi"nde olduğu gibi hibe yoluyla projelerin faaliyete geçirilebilmesini sağlamaktadır.
GAP-BKİ için, Bölge'deki kültür varlıklarının öncelikle tam envanterinin oluşturulması, bu bilgilerin sistemli bir biçimde toplanarak, oluşturulacak veri tabanı ile kullanıma açılması kültürel mirasın kurtarılması ve korunması, birincil ve önemli bir ihtiyaçtır. Bu bilinçte olan GAP-BKİ, Tarih, Arkeoloji, Sanat ve Kültürel Mirası Koruma Vakfı (TASK) ile 30.05.2001 tarihinde bir protokol imzalamıştır. Söz konusu Protokol kapsamında, GAP Bölgesi'nde Paleolitik Çağ’dan ilk Tunç Çağ sonuna kadar ki yüzey araştırmaları ve kazılarla saptanmış tarih öncesi arkeolojik yerleşmeler taranmış, son durumlarının belgelenmesi gerçekleştirilmiştir. Aynı amaç doğrultusunda GAP-BKİ, Hacettepe Üniversitesi ile 1997 tarihinde bir Protokol imzalayarak, Birecik Barajı'ndan etkilenecek olan alanlardaki kültür varlıklarının belgelenmesi amacıyla "Birecik, Halfeti Suruç Bozova İlçelerinin Taşınmaz Kültür Varlıklarının Belgelenmesi" Projesini de hayata geçirmiştir.
GAP-BKİ ayrıca Ilısu Barajı’ndan etkilenecek olan Hasankeyf kazı ve kurtarma çalışmalarına, Devlet Yatırım Programı’nda yer aldığı ölçüde ödenek aktararak, Hasankeyf’te Kültür ve Turizm Bakanlığınca yürütülen kazı ve kurtarma çalışmalarına önemli bir destek sağlanmıştır. Aynı duyarlılık 2000 yılında Zeugma’da gerçekleştirilen "Zeugma Acil Kazı ve Kurtarma Çalışmaları"nda da ön plana çıkmıştır.
GEÇİT YERİYDİ ZEUGMA...
Büyük İskender'in generallerinden Selevkos Nikator, kurduğu kente kendi adıyla Fırat'ın adını birleştirip Selevkia Euphrates demişti. Nehrin karşı kıyısında karısının adına inşa ettirdiği Apemia kenti ile Zeugma'yı birleştirmek üzere bir köprü kurdurmuştu. Zeugma'nın yazgısı hep köprü olmaktı...
Fırat'ın renkli taşlarından yapılmış gösterişli mozaikleri, freskleri, heykelleri, mimarisiyle kültür ve sanata da köprüydü.
Dionysos, Euphrates, Okeanos, Psikhe, Poseidon mitolojinin derinliklerinden çıkıp, zengin Roma villalarının tabanlarının, duvarlarının incelikli süsleri olmuşlardı. Fırat'ın bereketinin peşinde kente yerleşen Helenlerin, Romalıların, Bizansların ayak izlerini gizlemeyi sürdüren Zeugma, Antakya'dan Çin'e uzanan İpek Yolu'nun önemli duraklarından biri olarak ticaretin, haberleşmenin, yazışma ağının köprüsüydü. Bugün ise arkeologlar Fırat'a daha azını vermek üzere Zeugma'nın koynundan çıkarttıkları ile Mezopotamya'nın en görkemli şehirlerinden birini 21. yüzyıla taşıyorlar, dünyaya kazandırıyorlar ve Zeugma hep köprü olmayı sürdürüyor...
ZEUGMA'DA ARKEOLOJİ ÇALIŞMALARININ BAŞLAMASI
Zeugma Antik Kenti'nin yeri 1917 yılında F. CUMONT tarafından saptanmıştır. 1970'li yıllarda J. WAGNER tarafından kentte bir yüzey araştırması yapılmış ve kentle ilgili önemli bilgiler elde edilmiştir.
Birinci derece arkeolojik sit alanı olan Zeugma Antik Kenti'nde ilk kez kazılara, 1987 yılında Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından, Belkıs Tepesi'nin güneyinde başlanmıştır. Ana kayaya oyulmuş bir oda mezarda ve önünde yapılan kazılar sırasında, kaçakçılardan arta kalan çok sayıda heykel bulunmuştur. Mezar sahiplerine ait kireç taşından yapılmış bu heykeller, Gaziantep Müzesi'ne taşınmış olup, Müze'nin "Belkıs Salonu"nda sergilenmektedir.
GAP kapsamında, Fırat nehri üzerinde yapımı öngörülen ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca, 1993 yılında yap - işlet - devret modeli ile inşa edilmek üzere uluslar arası bir konsorsiyuma (Birecik A.Ş.) ihale edilmiş bulunan Birecik Barajı inşaatının başlaması nedeniyle, Zeugma'da yürütülen kazı çalışmaları ayrı bir boyut kazanmış ve baraj inşaatının belirlenmesinden sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1992 yılından itibaren "acil kazı ve kurtarma çalışmaları" başlatılmıştır. Gaziantep Müzesi tarafından yürütülen bu kazı çalışmaları sonucunda, villalar, taban mozaikleri, freskolar (duvar resimleri) ve çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, Dionysos ve Ariadne'nin düğününün resmedildiği eşsiz güzellikteki mozaik, bir villanın salonunun taban döşemesi olarak bulunmuştur. Ancak mozaiğin 2/3'lük parçası, 1998 yılında yerinden sökülerek çalınmıştır.
Birecik Barajı inşaatının başlaması nedeniyle, 1993 - 1994 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında ortaya çıkarılan; Kartal ve yün sepeti kabartmalı mezar stelleri, başı kesilmiş bir heykel ve mevsim tanrıçalı resimli taban mozaiği, kaldırılarak Gaziantep Müzesi'ne taşınmıştır. Gaziantep Müzesi'nin yaptığı kurtarma kazılarına 1993 yılında Batı Avustralya Üniversitesi'nden Prof.Dr. David Kennedy de katılmıştır. Kennedy tarafından yürütülen kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkartılan Roma Villası'nın taban mozaiği döşemesinin de, kaçakçılar tarafından sökülmüş olduğu görülmüştür. Arta kalan harflerden, buradan sökülen resimlerin ölümsüz iki aşık Metiox ve Partenope'ye ait olduğu, yapılan araştırmada ise bunların ABD/Huston'daki özel Menil Koleksiyonu'nda bulunduğu saptanmıştır. Bu Metiox - Partenope mozaiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişimleri sonucunda Haziran 2000'de Gaziantep Müzesi'ne iade edilmiştir.
ZEUGMA ACİL KAZI VE KURTARMA PROJESİ'NİN BAŞLAMASI
Birecik Barajı inşaatının başlamasıyla ortaya çıkan süre kısıtı ve işin ivediliği nedeniyle Baraj göl aynası altında kalacak alanda acil kazı ve kurtarma çalışmalarının kısa sürede bilimsel olarak yapılabilmesi için kalabalık bir uzman ekip ve büyük bir finansman ihtiyacı doğmuştur.
Bu nedenle, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Zeugma ile ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca sürdürülen çalışmaların kapsamını genişletmek, desteklemek ve gerekli finansmanı sağlayabilmek amacıyla çeşitli girişimlerle kaynak arama çabasına girmiş olup, bu bağlamda Amerikan Packard Humanities Institute (PHI) ile Zeugma'daki arkeolojik kazı, kurtarma ve restorasyon çalışmalarının devamını sağlamaya yönelik bir mutabakat zaptı, 8 Haziran 2000 tarihinde imzalanmış ve 5 milyon dolarlık finansman temin edilmiştir.
Bu mutabakat çerçevesinde, Zeugma'da, GAP İdaresi'nin koordinasyonunda, Packard Humanities Institute'nün finansmanıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izni ve Gaziantep Müzesi'nin denetiminde, Gaziantep Valiliği ve Birecik A.Ş.'nin katkılarıyla, Oxford Arkeoloji Birimi'nin kazı alanındaki profesyonel yönetiminde çok uluslu bir kazı ve kurtarma çalışması başlatılmıştır.
ZEUGMA KURTARMA PROJESİ
GAP İdaresi’nin koordinasyonunda başlatılan Zeugma acil kazı ve kurtarma çalışmalarına yönelik bir strateji geliştirebilmek amacıyla, GAP İdaresi, Türk ve yabancı bilim adamları, Gaziantep Müzesi Uzmanları, Gaziantep Kültür Müdürü ve Birecik A.Ş.’nin temsilcilerinin katılımıyla, Mayıs 2000 tarihinde, Zeugma’da incelemelerde bulunulmuştur. İnceleme ve değerlendirmeler sonucunda Antik kent A, B ve C bölgelerine ayrılmıştır:
A Bölgesi : Haziran 2000 ayı içerisinde sular altında kalmış olan bölgeyi içermektedir. Bu bölgede Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca son 9 yılda, arkeolojik kazı ve belgeleme çalışmaları yapılmıştır. Birecik Barajı’nın, deniz seviyesine göre 372 m. kotu altında kalan bu bölgedeki çalışmalar sular belirlenen yüksekliğe ulaşıncaya kadar devam etmiştir.
B Bölgesi : Ekim 2000 tarihinde, Birecik Baraj Göl Aynası’nın maksimum su seviyesi olan 385 m. kotu altında kalan ve Zeugma acil kazı kurtarma çalışmalarının gerçekleştirildiği bölgeyi kapsamaktadır.
C Bölgesi : Birecik Baraj Gölü’nden etkilenmeyen ancak, Antik kentin büyük ve asıl bölümünü oluşturan (yaklaşık % 70’i) alanları içermektedir. B bölgesinde gerçekleştirilen kazı ve kurtarma çalışmaları ışığında, C bölgesinde uzun soluklu ve kapsamlı çalışmaların sürdürülmesi hedeflenmiştir.
Zeugma acil kazı ve kurtarma çalışmalarının genel amacını, kentin evrimi konusunda daha fazla bilgi edinmek ve tarihsel önemini gelecek kuşaklara aktarabilmek için belgelemek oluşturmuştur. Bilimsel bir arkeolojik çalışmada, Zeugma büyüklüğündeki bir kentin tümüyle kazılması beklenemeyeceğinden dolayı, bir örneklem stratejisi geliştirme hedefiyle çalışmalara başlanmıştır. Böylece, B bölgesinin tamamındaki arkeolojik kalıntıların karakterini, yayılımını, niteliğini ve düzenini belirleme olanağı doğmuştur.
Çalışma alanındaki ilk gözlemlerde, birtakım doğal topografik kuşaklar belirlenmiştir. Bu kuşakların birbirinden farklı topografileri ile her bir kuşağın kent içinde ne amaçla kullanıldığı belirlenmiştir. Böylece, yaklaşık 1 km.yi aşan B bölgesi, topografik yapısına göre bölgelere ayrılarak, kentin yapısı hakkında önemli veriler sağlayacak 19 kazı alanında arkeolojik çalışmalar başlatılmıştır.
Değerlendirme evresinin bir diğer bölümünde, yer radarı (GPR) teknikleri kullanılarak bir jeofizik tarama yapılmıştır. Kalıntılara zarar vermeyecek nitelikteki bu taramanın sonuçları, kazı çalışmalarının, tarama sırasındaki ortaya çıkan ve belli başlı yapılar oldukları sanılan özel noktalara yönlendirilmesini sağlamıştır.
Kazı alanında yapılan ilk değerlendirmelerden sonra B bölgesinde, 04 Ekim 2000 tarihine kadar, zamana karşı çok uluslu bir acil kazı ve kurtarma çalışması gerçekleştirilmiştir.
Zeugma’da yürütülen kazı ve kurtarma çalışmaları, 250 işçi ve çeşitli uluslardan 100’ü aşkın arkeolog ve koruma uzmanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir.
Kazı çalışmaları sırasında bulunan pek çok yapı kalıntısı arasında; Evler, dükkanlar, atölyeler ve Hıristiyanlık dönemine ait çeşitli dinî yapılar ile muhtemelen bir tapınağa ait kalıntıları içeren iki yapı, bir mezarlık, kentin altyapısına ait pek çok kalıntı, yollar ve atık su kanalları bulunmuştur. Ayrıca, dekoratif demir pencere ızgaraları, figürinler, cam objeler, bronz heykelcikler, çok sayıda sikke, miğfer, demir mızraklar ve bıçaklar, altın yüzük, altından yapılmış yaprak parçaları, altın fibula (yaka iğnesi) mühür baskılar (bulla), Kommagene Kralı Antiochos ve Güneş Tanrısı Helios'un tokalaşmasının betimlendiği kabartmalı stel, haç kabartmalı sütun kaidesi, kandiller, küp, yüzlerce metal, taş, keramik, cam gibi buluntular da kazılar sırasında ortaya çıkartılmıştır.
Koruma konusunda uzman bir kuruluş olan Centro di Conservazione Archeologica (C.C.A.)'nın hazırlamış olduğu "Koruma Programı" kapsamında kazılar sırasında bulunan ancak yerinden sökülerek taşınamayan duvar resimlerinin, mozaiklerin ve yapı kalıntılarının in-situ konservasyonu (yerinde koruma) gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, duvar resimleri ve mozaikler yerinde temizlenmekte ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra üzerleri "kireç harcı" denilen maddeyle kaplanarak, sudan en az derecede etkilenmeleri sağlanmıştır.
"Europa'nın Kaçırılışı", "Eros ve Pscyche" ve "Üç Kadın" mozaikleri de vazgeçilmez öneme sahip olduklarından kazı alanından kaldırılarak kazı evindeki laboratuara taşınmıştır. Eserlerin ve mozaiklerin konservasyonu ve restorasyonunun tamamlanabilmesi için, Birecik Barajı su tutulma programının sona erdiği, 04 Ekim 2000 tarihinden sonra da çalışmalara devam edilmiştir.
Kazılarda ortaya çıkarılan tüm bulgular, çağdaş arkeoloji kurallarına göre, hiçbir ayrıntı kaçırılmadan belgelenmiştir. Bu işlemler, yazılı kayıtlar, çizimler ve dijital kamera ve geleneksel fotoğraflama gibi üç temel üzerine oturtulmaktadır. En küçük mimari unsurdan, yapıların tümüne, küçük buluntulardan, toprak örneklerine kadar her türlü ayrıntıyı içeren belgeleme çalışmaları, bilgisayar ortamında çalışılmak üzere hazırlanmıştır. Ayrıca konuyla ilgili web sayfası da oluşturulmuştur.
Zeugma’da yürütülen çalışmalarla birlikte, yüzlerce çizim ve binlerce yazılı kayıt belgesini içeren çok geniş bir arkeolojik kayıt birikimi sağlanmış, 500’den fazla fotoğraf filmi kullanılıp, 2376 dijital görüntü üretilmiştir. Kaydedilen küçük buluntuların 1000’den fazlasını sikkeler oluşturmaktadır. Kazılar sırasında ayrıca rekor sayıda mühür baskısı da (bulla) elde edilmiştir.
GAP İDARESİ'NİN ZEUGMA ACİL KAZI ve KURTARMA PROJESİ'NDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ÇALIŞMALAR
PHI'nın maddi desteği ile Zeugma'da sürdürülen acil kazı ve kurtarma çalışmalarında, GAP İdaresi, kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu, finansman transferini ve lojistik desteği sağlamıştır.
Koordinasyon
Zeugma'da yürütülen acil kazı ve kurtarma çalışmalarının sistemli, hızlı ve bilimsel bir şekilde sürdürülmesi için GAP İdaresi, gerek kamu, gerekse özel sektör olmak üzere bir çok kurum ve kuruluş ile koordinasyonu sağlamıştır.
Kazı Evinde Yapılan Çalışmalar
GAP İdaresi, Zeugma Acil Kazı ve Kurtarma Projesi'ne katılan uzmanların konaklama sorununu çözmek amacıyla, Birecik Belediyesi'ne ait bir tesisi kiralamıştır. Kiralanan bu tesis altı hafta gibi kısa bir sürede çağdaş ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Tesisin içerisinde restoran, çamaşırhane, sağlık kabini, mozaiklerin ve küçük buluntuların konservasyon ve restorasyon işlemlerinin yapıldığı laboratuar, kazı alanından çıkarılan buluntuların konulduğu depo ve konaklamaya yönelik 6 adet prefabrik mekan yer almıştır.
Kazı Alanında Yapılan Çalışmalar
Kazıda kullanılan ekipman, seyyar çadırlar, tuvaletler, kabinler, soğutma cihazları, jeneratör, acil durumlarda gece çalışmaları için aydınlatma sistemi, motopomp, gibi malzemeler ile kazı ekibinin talepleri doğrultusunda iş makineleri, yükleyiciler, traktör, su tankları gibi araçlar temin edilerek kazıların hızlı ve sistematik olarak yürütülmesi sağlanmıştır.
Zeugma Jandarma Karakol Binası
Kazı alanını korumak, kaçak kazıları önlemek için kazı alanına ve Birecik Barajı'na hakim bir noktada, prefabrik, jandarma karakol binası yaptırılmıştır.
Gaziantep Müzesi'nde Yapılan Çalışmalar
Zeugma Antik Kenti'nde kazılar sonucu ortaya çıkarılan mozaik ve freskoların, konservasyon - restorasyonlarının yapılması amacıyla Gaziantep Müzesi bahçesine 3 haftalık gibi kısa bir sürede iki adet laboratuar yaptırılmıştır.
GAP İdaresi'nin Personel Katkısı
Zeugma acil kazı ve kurtarma çalışmalarına, projenin önemi, ivediliği problemlerin asgariye indirilmesi amacıyla; 8'i tam zamanlı, 7'si yarı zamanlı olmak üzere toplam 15 adet personel görevlendirmiş ve 3 adet araç tahsis edilmiştir.
KAZI SONRASI ÇALIŞMALARI
Koordinasyon
GAP İdaresi kazı sonrası çalışmaların sistemli ve bilimsel bir biçimde devam ettirilebilmesi ve Zeugma’nın geleceğine yönelik projelerin başlatılabilmesi için PHI, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar, Zeugma kazısını gerçekleştiren ekipler, yerel idarelerle gerekli koordinasyonu sağlamıştır.
Belgeleme
04 Ekim 2000 tarihinde kazıların sona ermesiyle, kazı evinde, kazı sonuçlarının değerlendirilmesi, belgelenmesi, bilgisayar ortamına aktarılması, depoların düzenlenmesine ilişkin çalışmalar sürdürülmüştür.
Zeugma’da kazılara katılan Türk grubunun 5 uzmanı tarafından, sayıları yüzbinlere ulaşan kil mühür baskıları ve sikkeler üzerinde tasnif, çizim, fotoğraflamaya yönelik belgeleme çalışmaları ve rapor hazırlıkları sürdürülmüştür. Söz konusu ekip, baraj su seviyesindeki değişimlerin, dalga hareketlerinin, bu etkenlere bağlı ortaya çıkan yeni bulguların izlenmesi, diğer ekiplerle işbirliğinin sağlanması konusunda da çalışmalarda bulunmuşlardır. Acil kazı ve kurtarma çalışmalarına katılan diğer ekipler de, belgeleme çalışmalarını aynı titizlikle sürdürmüşlerdir.
Zeugma Arkeolojik Kazı ve Kurtarma Çalışmaları kapsamında yer alan bilimsel çalışmalara yönelik olarak, ekiplerce ara yayınlar gerçekleştirilmiştir. Bütün bu çalışmaları kapsayacak bilimsel bir yayın çalışmasının da basımı hedeflenmiştir.
GAP İdaresi, "Geçmişten Geleceğe Bir Köprüdür Zeugma" (Zeugma a birdge from past to present) adlı kitabı, 2001 yılında, Türkçe ve İngilizce yayınlamıştır.
KONSERVASYON ve RESTORASYON ÇALIŞMALARI
Freskolar (Duvar Resimleri)
GAP İdaresi tarafından, Gaziantep Müzesi bahçesine yaptırılan iki adet laboratuarda A bölgesinden çıkarılan mozaiklerin ve freskoların konservasyonu ve restorasyon çalışmaları uzman ekipler tarafından yürütülmüştür.
A bölgesinden çıkartılan freskoların konservasyonu ve restorasyonunun yapılmasına yönelik olarak, GAP İdaresi ve Ankara Üniversitesi arasında bir protokol imzalanmıştır. Protokol kapsamında, Ankara Üniversitesi, Başkent Meslek Yüksek Okulu'ndan Y. Selçuk Şener başkanlığında bir ekip, Zeugma'da 10 Mayıs - 5 Haziran 2000 tarihleri arasında kazı alanından kaldırılarak müzeye aktarılan toplam 91 adet duvar resmi panosunun sergilenebilmeleri ve korunmaları amacıyla, restorasyon ve konservasyonu çalışmalarını gerçekleştirmiştir. Çalışma sürecinde Müze depolarından restorasyon laboratuarı ortamına getirilen her bir pano, öngörülen program doğrultusunda, 10 ayrı ana aşamada, yaklaşık 50 müdahale safhasından geçmiştir.
Roma dönemine ait iki villanın 14 ayrı mekanından sökülmüş olan freskolar değişik boyutlarda toplam 91 adet panodan oluşmaktadır. Restorasyon sonrasında resimlerin kendi aralarında birleştirilmesi sonucu pano sayısı 81 adete düşmüştür.
Çalışmalar; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni, Gaziantep Müzesi Müdürlüğü’nün denetimi, GAP İdaresi’nin koordinasyonu, PHI’nün finansman yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Restorasyon çalışmaları, 13 kişiden oluşan bir ekip tarafından 23 Ekim 2000 - 23 Mayıs 2001 tarihleri arasında, 7 ayda tamamlanmıştır.
Mozaikler
Kazılar sırasında ortaya çıkarılan tüm eserlerin konservasyon ve restorasyon çalışmalarını, Centro di Conservazione Archeologica (C.C.A.)'dan Dr. Roberto Nardi başkanlığında, İtalyan ve Türk uzmanlardan oluşan bir ekip yürütmüştür.
Aynı ekip tarafından Gaziantep Müzesi Laboratuarlarında, kazılar sırasında ortaya çıkartılan küçük buluntuların, mozaiklerin ve A bölgesinden çıkartılan metal buluntuların konservasyon ve restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Toplam 870 m2 mozaiğin konservasyon ve restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır. Ayrıca Birecik Baraj Gölü su seviyesinin alçalmasıyla birlikte, yerinden kaldırılarak laboratuara taşınan üç mozaiğin de restorasyon çalışması tamamlanmıştır.
ZEUGMA AÇIK HAVA MÜZESİ
Zeugma’da gerçekleştirilen kazılar sırasında ortaya çıkarılan eserlerin yerinde sergilenmesi amacıyla; Zeugma’da, "Zeugma Geçici Müzesi"nin yaptırılması planlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda, Özel bir firma "Zeugma Geçici Müzesi Vaziyet Planı Raporu"nu hazırlamıştır.
Hemen hemen hiç hafriyat yapılmadan, sadece 30 cm. üst toprağın alınması ve dolgu yapılarak, 15 cm. kalınlığındaki bir platformun üzerine binaların inşa edilmesi prensibini hedefleyen Proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayına sunulmuştur. Proje'ye yönelik olarak, bilimsel kazı çalışmalarının yapılmasından sonra Geçici Müzenin yapılabileceği yönünde görüş verilmiştir.

